30 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Zaman gazetesi haberinde okuduğuma göre;
Lübnanlı telekom devi Oger tarafından satın alınan Türk Telekom, 500 bin abone kaybetti. Şirketin abone sayısı 1,5 yılda 19,3 milyondan 18,8 milyona geriledi. Şirketin mart ayında koyduğu zamlı tarifelerinden dolayı 100 bin abonesini kaybettiği belirtiliyor.
Buna sevindim çünkü o 500.000 kişiden biriside benim. Hiç konuşmadan her ay onca parayı ödeyecek kadar enayi olduğumuzu düşünüyorlar ise bu onların sorunu. Ama 500.000 abone kaybı acı bir tecrübe olmuştur sanırım.
146 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Toplum , Yorum yok »
30 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Zaman Gazetesinin online sürümünde okuduğum habere göre AB yaşlanan nüfusuna karşın artan kalifiye eleman ihtiyacı için Mavi Kart çıkaracakmış. Bu kart yeşil karttan farklı olarak süresiz olacakmış.
Benim anladığım yıllardır Turken Raus diye bağıranlar, Türkiyenin Avrupada yeri yok diyenler yakında bırakın elimizi öpmeyi ayağımıza kapansa yeridir. Ancak sorun şu ki biz de işsiz çok ama kalifiye işsiz çok az. Kısaca aynı dert bizde de var.. Yapılması gerekense basit. İstanbul Belediyesinin yaptığı gibi meslek edindirme kurslarında elemanları en azından yarı kalifiye duruma getirmek. Ki zaten o projeye AB destek veriyor. AB’nin kursa gelene para vermesi zaten bu işin sebebinide gözler önüne seriyor.
Anlaşılan yakında ikinci bir, “memlekette Alamancı, gittiği yerde yabancı” bir nesil yetişecek.
Detay için tıklayın
143 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Toplum , Yorum yok »
30 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Gazetede okuyana kadar gözüme çarpmış ama bütün toplum gibi benimde dikkat etmediğim bir konuydu bu. Sağolsun Sabah gazetesinden UFUK SANDIK konuya dikkat çekmiş. Ufuk Bey yazısında diyor ki ;
Televizyon dizilerinin mesaj kaygısı taşıması gerektiğine inananlardan değilim. Dizi oyuncularının özellikle başrol oyuncularının davranışlarıyla izleyicilere örnek olması gibi bir beklentim yok. Yani başrol oyuncusu sigara içmez, büyüklerine karşı saygılıdır, küçüklerini korur gibi mesajlar beklemiyorum. Sonuçta, kurgulanmış bir hayal dünyasını canlandırıyorlar. Ama ekrandaki diziler bu kadar da olmaz dedirtiyor. Örneğin, başrol oyuncuları mutlaka otomobil kullanıyor. Ancak, emniyet kemerini takan tek bir allahın kulu yok. Emniyet kemeri bir trafik kuralıdır. Takmayanlara polis tarafından ceza uygulanır. Bu yüzden Emniyet’i göreve çağırıyorum. Çekim için izin isteyenlere, emniyet kemeri kuralına uyma şartıyla izin verin. Takmayanlara ceza kesin.
Bu sayede dizileri seyreden çocuklar emniyet kemeri takmamayı normal bir davranış olarak görmesinler. Herkes gibi dizi oyuncuları, kurgu da olsa canlandırdıkları dünyada emniyet kemeri kuralına uysunlar.
Yazar çok haklı. Toplumda herkesin önünde olan insanlar bence bu konuya dikkat etmeli.
166 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Toplum , Yorum yok »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Şimdi sizler bu üçlü arasında ilişki kurmaya kalktınız sanırım boşuna uğraşmayın… Bağlantı son derece zayıf. Rahmetli Barış Akarsunun ardından Ajda Pekkan adındaki sabun köpüğünden süperstar hanımefendi bir konserinde yetkililere çatmak istemektedir.
“Yol şöyleşmiş, yol böyleşmiş, o hızlıymış ” vs dedikten sonra bombayı patlatır. “so what” … Kısaca “e ne olmuş yani” demeye çalışmaktadır ama malum kendisi süperstar olduğundan Türkçesi kıttır ve sağolsun bizleri ENGİİİİİİİNNNNNNNNN ingilizcesinden mahrum bırakmak istemediğinden olsa gerek enttellektüel seviyesini göstermek ister.
Ah be zavallı Ayşe Ajda Pekkan. Bu millet sizin entellektüel seviyenizi, şöhret olmaya çalıştığınız yıllarda çevirdiğiniz malum filmlerle zaten görmüştü. Gerçi o günden bugüne estetik ameliyatlarda sizden kesilen parçaları biraraya getirip 3 tane yeni Ajda yapmam mümkündü ama olsun.
Zaten biz sizin topluma ne kadar duyarlı olduğunuzuda biliriz. Malum depremden sonraki yardımlarınızıda hatırlıyoruz sonuçta. Deprem de ölüler kefen, hayatta kalanlar yardım beklerken, Yunanlı sanatçılar bile olayda yerini almışken siz “Ben Ciguli ile aynı sahneyi paylaşmam” diyerek konsere katılmamıştınız.
Sahi şimdi aklıma takıldı. Şu meşhur süperstar ünvanı size kimden miras kalmıştı. Yoksa bir prodüktör vermiş olmasın.
Şimdi Ayşe Armana gelelim ve konuyu bitirelim. Malum kendisi medyanın “cool” kadını geçinirken jüri üyesi olduğu yarışmada İngilizce parçalamaya kalkmış o da Ajda gibi karizmasını çizdirivermişti. “Kangaruculeyşıns”..)))
Kocakafalar ve Ayşe Arman diye youtube sitesinde bir arama yaparsanız trajikomik durumu görürsünüz.
182 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Medya, Toplum , 2 Yorum »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Yaz dönemine girdik malum. Kalite diziler sezon finali yapıp şimdilik sona erince ucuz sermayeli ve haliyle az şöhretli basit senaryolu diziler ekrana sükun etti. Bunlardan biriside Genco.
Senaryoya göre esas oğlanımız Genco 17 Ağustos depreminde yıkılan bir apartmandan kurtulmuş kişidir. Kızkardeşide aynı depremde kurtulmuş ama hafızasını kaybetmiş ve evlatlık verilmiştir. İstabulda kardeşinin izini bulan esas oğlan onun okuduğu okula hademe olarak girer ve bu arada esas kızımızla da tanışır. Kızkardeşi ve esas kız samimi arkadaştır. Okulun genç öğretmenlerinden biriside kolej mezunu ve çok iyi piyano çalan esas oğlana kesik gibidir. Kızkardeşini sürekli göz önünde tutup kollar, ancak kardeşi onun kendisine asıldığını sanıp küplere binmektedir.
Esas kız, bu öğretmenden esas oğlanın kolej mezunu olduğunu, depremzede olduğunu öğrenir. Ne tesadüfse aynı akşam arkadaşının depremden dolayı evlatlık olduğunu öğrenir. Birden şimşekler çakar ve internette esas oğlanı araştırıp bingoyu yakalar. Esas oğlan arkadaşının depremden kurtulan abisidir ve sır çözülmüştür. Asıl bomba ise esas oğlanın bunu sır olarak tutmasını istemesiyle başlar. Çünkü kardeşi öğrenirse ondan nefret edecektir.
Sizce birisi bu durumda hangi sebepleri düşünür. Esas oğlan bir sebepten aileyi felakete sürüklemiştir. Sonunda esas kıza bunu itiraf etmek zorunda kalır. Bilin bakalım senaryonun üzerine oturduğu sebep neymiş..
“Esas oğlan tam tüm aile tatile çıkacakları gece bir parçayı ezbere çalacağım diye tutturur ve aile tatile ertesi gün çıkmayı düşünür. O gece deprem olur.”
Helal olsun ne akılcı ve yaratıcı bir senaryo. Aklıma yıllar önceki bir Yaşar Alptekin (sanırım oydu) filmi geldi. İki arkadaş santranca bayılmaktadır. Sakince santranç oynamak için bir adaya gitmeye karar verirler. Bu arada filmi seyredenler de kalça ,bacak görmek zevkinden mahrum kalmasın diye yanlarına kız arkadaşlarınıda alırlar. Adada tuhaf olaylar yaşarlar ancak kızlar bütün film boyunca mayolarıyla gezmektedirler. Böylece genç kızlar Yaşar abimizin yakışıklı suretiyle oyalanırken, genç erkeklerde adadaki kızlarla oyalanırlar bir filmde böylece biter:)))
176 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Medya, Toplum , Yorum yok »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Php geliştiricileri çok önemli hata güncellemeleri hariç PHP sürümüne desteği bu yıl sonunda keseceklerini açıkladılar. PHP ile ile doğal SQL lite desteği, gelişmiş OOP yetenekleri eklenen PHP nin şu an 6. sürümü üzerinde çalışılıyor.
PHP 4 kullanıclarının artık register globals kullanımına son vermeleri, kodlarını 5 teki güncellemelere göre geliştirmeleri gerekiyor. Örneğin HTTP_POST_VARS V HTTP_GET_VARS gibi değişkenler yerine daha kısa sürümleri olan _POST ve _GET kullanmak gibi.
Şu anda register global ayarı php.ini içinden yapılabiliyor ancak PHP 6 sürümünde bu ayarda olmayacak. O yüzden php 4 kodları olanların en kısa zamanda yeni sintaksı öğrenmeleri gerekecek sanırım.
193 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori PHP , Yorum yok »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Habere göre Windows 2000 sürümünün kaynak kodu çalınmış ve hackerlar şimdiden bazı açıklar bulmuşlar bile. Bunlardan sakınmak içinse hemen sürüm yükseltme öneriliyormuş. Microsoft şirketi doğal olarak bu olaya kızgınmış. Kodun patentli olarak kendilerine ait olduğunu ve kullanımının kesinlikle yasak olduğunu belirtiyorlarmış.
Şaştım kaldım.
- Eğer bu kodlar zaten açık olsa bu açıklar yıllar önce bulunmuş yamalanmış olacaktı.
- Eğer Microsoft bu kadar güvenliğe yatırım yaptı ise bu kodlar nasıl çalınmıştır.
- Microsoftsürüm yükseltme önereceğine kodları halka açmalı ve kodlar sadece Microsofttaki mühendisler tarafından değil herkes tarafından incelenmeli ve açıklar öylece tespit edilip, açığı bulnaların gizli tutması ve kendi çıkarları için kullanmaları engellenmelidir.
216 - (Toplam) 1 - (Bugün)
Kategori Yazılım Haberleri, İşletim Sistemleri , Yorum yok »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Milli İşletim Sistemi Pardus yeni arasürümü ile indirmeye hazır. Bilndiği gibi Windows işletim sistemi kullanmak için satın almak zorunda olduğumuz bir sistem. Her nakadar ülkemizde yasal olmayan kullanım yaygın ise de yasal prosedür olarak postansiyel suçlu durumda olmak herkes iiçin rahatsız edici olabilir.
Pardus ise kaynak kodu ile birlikte bedava olan üstelik Türkçe olan bir işletim sistemi. birçok kişi Pardus için “başka bir Türkçeleştirilmiş Linux daha” deyiop dudak büksede Pardus içinde bir çok yeni geliştirilmiş teknolojiyi barındırmakta. Üstelik bunlar Türkiye’de bizim mühendislerimiz tarafından gerçekleştirilen özellikler. Örneğin ,PİSİ, COMAR, MUDUR gibi programlar bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Pardus sürüm isimlerini genelde Türkiye’ye özgü yada soyu tükenmek üzere olan hayvanlardan seçmekte. Pardus ismide zaten soyu tükenen Anadoluya özgür bir Pars türünden gelmekte. Pardus 2007.2 ismini Orta Asya’dan Anadolu’ya Türkler’i takip etmiş karakulaktan aldı: Caracal caracal.
http://www.pardus.org.tr/indir.html
Adresinden indirip cd üzerine yazdıktan sonra tamamen Türkçe olarak kurulum gerçekleştirebilrsiniz. Makinenizde zaten Windows yüklü ise ikisini aynı anda çalıştırmak üzerede Pardus yüklemeniz mümkün.
239 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Linux, Yazılım Haberleri, İşletim Sistemleri , Yorum yok »
25 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Office 2007 için bir çok şey yazılıp bir çok şey söylenmekte. Açıkçası ben sürüm yükseltmek için yüzlerce dolar ödenmesine karşıyım. Mesela 1999′da bir sürü crack bulabilecekken 70 $ para ödeyip Winrar ve Far lisansı almıştım. Çünkü yazılımlar güzeldi ve yazarı bir nevi ödüllendirmek istemiştim. O zaman daha 2. sürüm yeni çıkmıştı. Şimdiye kadar çıkan bütün sürümler bedava olarak yükselebiliyor ve ömür boyu sürüm yükseltmede bedava.
Ama Office sürümleri arasındayükseltme yapacağım derseniz sizden yüzlerce dolar para talep edilmekte. Office 2007′ ye baktığımda gördüğümbiraz daha süslü bir arabirim ve bazı teknik güncellemeler. Kısaca Office 2000′le yada 2003 ‘le yapamayıpta 2007 şart olan çok az şey var.
Anlaşılan müşterilerin talepleri az olacakki Microsoft Try Before Buy sürümü çıkarmış. Böylece kullanıcılar satın almadan önce yeni sürümü deneme şansına sahip olacaklar.
Ben kişisel olarak Open Office.Org’u neredeyse herkes için yeterli olarak görüyorum. Ama yeni kulanıcı iseniz ve paranızda varsa Office 2007 düşünebilirsiniz. Eskiden para verip aldığınız bir Office programınız var ise Microsoftun sitesinden deneme sürümünü indirin ve verdiğiniz paraya değip değmeyeceğiniz kendiniz test edin.
Linkler
www.openoffice.org
www.openoffice.org.tr
www.rarlab.com
http://office.microsoft.com/tr-tr/products/HA101741481055.aspx
261 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori MsOffice İpuçları, Programlar, Yazılım Haberleri , 1 Yorum »
19 Temmuz 2007 yazar İbrahim Kutluay
Fatih Sultan Mehmet “Yaş kesenin başını keserim” demiş 500-600 yıl önce. Oysa bugün yasaların yetersizliğinden ve var olanlarında işletilmemesinden elini kolunu sallayan insanlar ülkemizin can damarlarını kül edebiliyorlar. Eğer sabotaj, eğerse kendini bilmez bir tiryakinin izmariti sonuç aynı değil mi. Yanan bizim ormanlarımız. Kendimce bazı şeyler düşünüyorum. bunları yazmak istedim.
- Bence askere alınan her asker her gün için 1 ağaç dikmeden tezkere verilmemeli
- Orman yakan vatana ihanetten yargılanmalı
- Ormanı tesis kurmak vs avantajlar sağlamak için yaktıranlar aynı suçtan yargılanmalı ve tüm varlığına el konmalı
- Ağaçlandırma çalışmalarına katılan kişilere bir takım avantajlar sağlanmalı. Hiç değilse taltif edilmeli
Şunuda belirtmek lazım. Yasalar normalde yoruma açık olan yasalar. Örneğin adam 40 hırsızlık olayından fail. Hırsızlığın cezası 3 ay diye üç ay vermekmi lazım. Amerikada filan olsa böyle iflah olmaz adamlara hakim 40 hırsızlığın herbiri için ayrı ayrı ceza verir, sonrada suçta ısrar var diye cezayı katlardı. Şimdi söyleyin 3 ayda çıkacağını bilen hangi hırsız suçtan uzak durur. Peki aynı adam 80 ay ceza alabileceğini bilse ve önünde örnekleri olsa bunu bir daha yaparmıydı aynı cesaretle.
182 - (Toplam) 0 - (Bugün)
Kategori Toplum , Yorum yok »