Dolandırıcılar şehitlere sarıldı!

28 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Buyrun okuyun, okuyunda gündemin neden bu kadar gerildiğini anlayın.

Kaynak: Zaman

Ülke genelindeki duygusal ortamı fırsat bilen bazı dolandırıcılar, şehit ve gazi derneklerinin adını kullanarak halktan para topluyor. Ev ve işyerlerini dolaşan bu fırsatçılar, küçük hediyelik eşyalar vererek, ‘şehit’ deyince yüreği burkulan vatandaştan yüksek miktarda bağış alıyor.

Şehit ve gazi derneklerinin adlarını kullanarak para toplayan fırsatçılar, hediyelik eşyalarla yüksek miktarda bağış almaya çalışıyor. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Taner Turan, son olayların ardından fırsatçıların türemeye başladığına dikkat çekiyor. Turan, para toplayanların yetki belgesi, valilik ve emniyetten izinlerinin olması gerektiğini söylüyor.

Emniyetin verdiği bilgiye göre; fırsatçılar, ev ve işyerlerini dolaşarak vatandaşlardan makbuzsuz, belgesiz para toplayıp, yüksek fiyata hediyelik eşya satıyor. Şehit ve gazi ailesi sözünü duyan vatandaş ise fırsat düşkünlerini boş çevirmiyor. Şehit ve gazi ailelerine destek olacağı gerekçesiyle bağış yapanlar ‘ne verirseniz’ sözü üzerine de hediyelik eşyalara yüksek fiyat ödüyor. Bu tür fırsatçılar, özellikle Ankara, İstanbul, Eskişehir, Gaziantep ve Bursa başta olmak üzere büyük şehirlerde boy göstermeye başladı. Tüketiciyi Koruma Derneği Eskişehir Şube Başkanı Libabiye Mutlu, şehit ve gazilerin adını kullanarak izinsiz bağış toplayanlara karşı vatandaşları uyardı. Mutlu, önceki gün kendisinin yaşadığı bir olayı şöyle anlattı: “Bir arkadaşımızı ziyarete gittim. Şehit babası olduğunu bildiren ve üzerinde Atatürk resmi olan bir rozeti yanımdakilere satmaya başladı. Belirli bir fiyat vermediği rozet için ‘ne verirseniz’ ifadesini kullandı. Çevremdeki insanlar da bu rozetlerden almaya başladı. Şahıstan ’siz kimsiniz?’ diyerek, belge ve makbuz istedim. Makbuz ve belge gösteremedi. Uyarım üzerine vatandaşlar aldıklarını iade ederek paralarını geri aldılar.” Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Taner Turan, illerdeki dernekler ve vatandaşlar vasıtasıyla bu konuda şikâyetler aldıklarının altını çizdi. Turan, ilkokul öğrencisinden asgari ücretlisine kadar her kesimin şehit ve gazi ailesine yardım dendiğinde cebindeki 1 YTL’sini dahi bağışladığını belirterek, “Bazıları şehit ve gazilerimizin kanı üzerinden para kazanıyor. Bunlar utanç verici şeyler. Bu insanlara kanmayalım.” çağrısında bulundu. Yardım toplayan insanların yetki belgesi, valilik ve emniyet güçlerinden izinlerinin olması gerektiğini belirten Turan, yardım yapmak isteyenlerin resmî olarak kayıtları bulunan derneklere gitmesini önerdi. Turan, para toplayan kişilerin mutlaka emniyet güçlerine bildirilmesini istedi. Şehit Aileleri Derneği Eskişehir Şube Başkanı İmdat Özkan ise kentte son günlerde kendileri ile bağlantısı olmayan; ancak şehit, gazi aileleri ve dernekleri adına para toplayanların olduğu ihbarını aldıklarını ifade etti. Dernek olarak şimdiye kadar şehit ve gaziler için para toplamadıklarını ve kendi imkanları ile ayakta durduklarını vurgulayan Özkan, “Derneğimiz kamu yararına çalışmaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın emriyle yardım toplamak, bir şey satmak bize ait. Ama biz bu konuyu hiçbir zaman yapmıyoruz. Çünkü, gazi ve şehit ailelerinin bu yolla rencide olmasını istemiyoruz.” diye konuştu.

‘Terörle Mücadele Mağdurları’ veya ‘Terörle Yardımlaşma Dernekleri’ adı altında piyasaya çıkıp insanların duygularından menfaat sağlandığını tespit ettiklerini dile getiren Özkan, “Fırsatçı insanlar, bu tür hassas ve önemli günlerde ortaya çıkıyor. Bu fırsatçılar, şık giyimli genç bayan ve erkekleri kullanıyor. Hatta bazıları subay ve subay eşi olduğunu bile çekinmeden söylüyor.” şeklinde konuştu.

201 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Toplum , Yorum yok »

Dünyayı Sarsan 50 Gerçek

16 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Alıntı : http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=6469&rid=4369

Fotoanaliz olarak slayt halinde okumak için yukardaki linki kullanabilirsiniz. İşin ilginci bu gerçekler bizim TV kanallarında tuğba Özay’ın hapishane maceraları kadar etki bulmuyor.

- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl yaşıyor.

- Rusya’da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda hayatını kaybediyor.

- 15 yaşındaki İngilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri sigara içiyor.

- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik oranına sahip.

- Çin’de 44 milyon kadın kayıp.

- Brezilya’daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.

- 2002′de idamların yüzde 81′i ABD, Çin ve İran’da gerçekleşti.

- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla bilgiye sahip.

- AB’deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon, Afrika’nın yüzde 75′inin günlük geçiminden daha fazla.

- 70′in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak,9′unda ise cezası ölüm.

- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle yaşıyor.

- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.

- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.

- Hindistan’da 44 milyon çocuk işçi var.

- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.

- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.

- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.

- Washington’daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre üyesi için 125 kişi çalışıyor.

- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.

- 1977′den bu yana ABD’deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve taciz vakası yaşandı.

- Mc Donalds’ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını tanıyanlardan fazla.

- Kenya’da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.

- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.

- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.

- 150′den fazla ülkede işkence var.

- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç kalıyor.

- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.

- Dünyanın üçte biri savaş halinde.

- Petrol rezervleri 2040′da tükenebilir.

- Sigara içenlerin yüzde 82’si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.

- Dünya nüfusunun yüzde 70′i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.

- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için yaşanıyor.

- Afrika’da 30 milyon kişi AIDS.

- Her yıl 10 dil ölüyor.

- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.

- ABD’de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.

- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.

- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.

- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.

- İngiltere’de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol’un ilk sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı.

- ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.

- ABD, “haydut devlet” diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla askeri harcama yapıyor.

- Dünyada 27 milyon köle var.

- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç haftada bir Ay’a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.

- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.

- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa’ya satılıyor.

- Yeni Zelanda’dan İngiltere’ye uçakla getirilen bir tane kivi, atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.

- ABD’nin, BM’ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.

- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.

315 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Aile, Medya, Toplum , Yorum yok »

Atatürk’ün Ölümü ve ABD’nin 200 Dolarlık Çelenk Bütçesi

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

1923′te Şubatında yani ülkemizin düşman işgalinden temizlenmesinden dört ay sonra ve Cumhuriyetin ilanından dokuz ay önce, Mustafa Kemal, Amerikan halkına hitaben, Lozan Konferansının kesintiye uğraması nedeniyle, ABD Senatosuna bir mektup gönderir. Mektup şu şekildedir.

Büyük Amerikan Milletine,

Siz zulüm ve zorbalığı kendi vatanınızdan uzaklaştırdınız. Siz, uzun ve kanlı bir mücadeleden sonra kendi özgürlük ve bağımsızlığınızı kazanarak halk egemenliğine dayanan demokratik bir devlet ve güçlü bir uygarlık kurdunuz. Yer kürenin diğer tarafında diğer bir ulus var ki, o da aynı özgürlük, aynı bağımsızlık ve aynı demokrasi uğrunda mücadele ediyor, kan döküyor. Bu ülkünün arılık ve yüceliğine karşı düşüncelerinizi yanıltmak istiyorlar. Bu propagandayı yapanlar, ya bir takım cahil tutucular veya yeni kazandığımız özgürlüğü kaldırmak ve bizi ondan mahrum etmek isteyen gizli ve açık düşmanlarımıza alet oluyorlar. Yalanlara ve iftiralara inanmayınız. Özgürlük ve bağımsızlık uğrunda savaşan ve tıpkı sizler gibi dünyada ilerleme ve adaleti sağlamak için samimi bir surette mücadele eden Türk halkına kalbinizi açık bulundurunuz.
Gazi Mustafa Kemal

Bu mektup, Amerikan Senatosunda 26 Şubat 1923 günkü oturumda, Senatör Mr. Oven’in önerisi üzerine, okunarak zapta geçirilmiş ve bu olaydan dört hafta sonra, Mustafa Kemal, ünlü ‘TIME’ dergisine kapak olmuştu. Bu ‘Dostluk eli’ne, en anlamlı (!) cevap, tam onbeş buçuk yıl sonra geldi.

10 Kasım 1938′de, Türk Milleti, acıların en büyüğünü yaşıyordu, Atatürk ölmüştü. Durum, bütün ülkelere resmen bildirildi. Afganistan’dan Finlandiya’ya, Japonya’dan Letonya’ya kadar bütün ülkeler cenazeye en büyük seviyede heyetlerle katılacaklarını bildirdiler.

Atatürk’ün en çok savaştığı ülke İngiltere, özel bir ‘zırhlı’ ile gönderilen ve başında, onun Anafartalar’da denize döktüğü kıtaların komutanı Mareşal Lord Birdwood ve İngiltere’nin Akdeniz Filosu Başkomutanı Oramiral Dudley Pound olmak üzere, kalabalık bir heyet ve 12 subay 160 erlik bir tören kıtası ve 56 mevcutlu bir bando ile katılırken, dünkü ‘düşman’ Yunanistan, başında Başbakan Metaxas olmak üzere, 12 kişilik yüksek bir heyetle cenaze töreninde bulunacağını açıkladı.

ABD’den ise, uzun süre cevap gelmedi. Sonunda, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi, 18 Kasım 1938′de, Ankara’daki Büyükelçiliği’ne gönderdiği yazıda, törende ABD’yi, sadece Büyükelçi’nin temsil edeceğini bildiriyordu. Yazıda, asıl enteresan (!) olan ifade, şöyle idi:

‘…ABD Büyükelçiliği’nden alınan bir telgrafta Amerikan Hükümeti adına cenaze töreninde kullanılmak üzere, 300 dolarlık bir çelenk yaptırılması için büyükelçiliğe yetki verilmesi önerilmiş; ancak ABD Dışişleri Bakanlığı bu bedeli yüksek bulduğundan, büyükelçiliğe 200 dolar harcama yetkisi verilmiştir’.

Metinde www.maxclubin.com sitesinden alıntılar yapılmıştır. Kendilerine bu anlamlı metni internete koyarak gözlerimizi açmamıza yardımcı oldukları için teşekkür ederim.

Sanırım şimdi Ermeni tezleri, Wilson Prensipleri ve nasıl olupta savatşa bir sürü ülke yenildiği halde bir tek Osmanlı Devletinin işgal edildiği anlaşılmıştır.

518 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Atatürk ve Atatürkçülük, Ermeni Dosyası, Siyaset, Tarih, Toplum , 4 Yorum »

Ermeni Tezi-Lozan Anlaşması Ve ABD

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Bazıları Ermeni Tezinin kongrede kabülünden sonra bunun bağlayıcı olmadığından, Ülkemizin sınırlarının Lozanla çizildiğinden bahsediyorlar. Fena halde yanılıyorlar.

Birincisi kabul edilen tasarıda daha öncekinden farklı olarak Türkiye 1. dereceden sorumlu tutulmakta. Şimdi sıkı durun, sıkı müttefikimiz, kardeş ülkemiz A.B.D ise 18 Ocak 1927 tarihinden beri Lozan anlaşmasını kabul ettiğini açıklamamış durumda. Kısaca Lozan ABD için hiç olmamış bir anlaşma. ABD’nin birde Atatürk2ün cenazesinde yaptıkları varki herşeyi iki kere düşünmek gerektiğinin açıkça ifadesi. İlgili yazıya buradan erişebilirsiniz. Kısaca ileriki aşamalarda toprak ve tazminat talebi dahil herşey gündeme gelebilir.

251 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Ermeni Dosyası, Toplum , 2 Yorum »

CEBIT Sona Erdi

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

60000 m² alanda düzenlenen fuarı 14000 civarında ziyaretçi gezdi. CeBIT Bilişim Eurasia’nın ziyaretçi profilinin iş dünyası yönünde ağırlık kazandığı kaydedilen açıklamada, Anadolu’nun pek çok ilinden çok sayıda üst düzey yöneticinin yanı sıra bilişim ürünlerini Anadolu’da satan bayilerin de yeni iş fırsatlarını değerlendirmek üzere fuarı ziyaret ettiği kaydedildi. Ziyaretçilerin, 908 katılımcı şirketten 8 bin 250 görevli tarafından yeni ürün ve hizmetler hakkında bilgilendirildiği fuara, aralarında Avusturya, Almanya, Belçika, Çin, Fransa, İran, İsrail, İsveç, İngiltere, Tayvan ve ABD’nin de yer aldığı 20 ülkeden katılımcılar geldi.

* Alıntıdır

189 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Bilişim , Yorum yok »

Avrupanın En Büyük Adliyesi İstanbula Yapılıyor

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

İstanbula yapılması düşünülen ve ihalesi sonuçlanan proje ile ilgili bir kaç bilgiyi gazeteden sizler için özetledim. Yıllardır ipe sapa gelmez koşullar da, gecekondu benzeri odalar da ve teknoloyiden yoksun görev yapan yargının nihayet adam gibi koşullara kavuşması sağlanacak gibi.

Keşif bedeli 237 milyon 960 bin YTL olan projede, adliye binası yaklaşık 60 futbol sahası büyüklüğünde olacak. Çağlayan’da yapılacak binanın inşaat alanının 343 bin metre kare olacak. Bina 7 kat bodrum olmak üzere toplam 16 kattan oluşacak, bazı bloklarda 20 kata kadar ulaşılabilecek, binada 83 bin metre kare kapalı otopark bulunacak. Binada en son teknolojilerin kullanılacak, binanın içinde 62 bin metre kare su yalıtımı, 185 bin metre kare ısı yalıtımı yapılacak, 93 adet asansörün yer alacağı binada yangın çıkışı için çeşitli ebatlarda bin 450 adet kapı olacak.

184 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Adalet, Toplum , Yorum yok »

Şehitlere Yardım Kampanyası 24 Milyon YTL ‘ye Ulaştı

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Kampanyaya şu ana kadar yaklaşık 147 bin kişi katılmış. Fatih Terimin duyurusu ile kampanya başladı yalnız ilginç başlıklar  var.

  • Öncelikle hep prim tartışması ile gündeme gelen milli takım 1 milyon YTL bağışlamış.  Daha çok olabilirdi diyebilrsiniz ama bence gayet güzel bir olay.
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası 5′er milyon YTL bağışta bulunmuşlar
  • Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk’in 2 milyon YTL
  • SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu’nun 1,5 milyon YTL
  • Selahattin Beyazıt’ın ise 1 milyon dolar
  • Fenerbahçe Kulübü, yaptığı 1 milyon dolarlık bağışla bir kulüp adına yapılan en büyük bağışa imza attı (Bir taraftar olarak gurur duydum. Ama bence Şampiyonlar ligi hasılatının yarısı işte o zaman muhteşem olurdu.)
  • Haluk Ulusoy 1 milyon YTL bağışladı (Bağış şahsi hesabından ise ilk defa gurur duydum Haluk Ulusoyla)
  • Cem Yılmaz 250.000 YTL ise en çok bağış yapan sanatçı oldu.
  • Seda Sayan 100 bin YTL bağışla kampanyaya katıldı.
  • Yılmaz Erdoğna BKM aracılığı ile 100.000 YTL.
  • Metin Akpınar 24.000 Dolar

burda bana göre birde utanç eseri var. Gülben Ergen bildiğiniz gibi bir ticari taksi, plakasının 500.000 YTL olduğu İstanbulda tam 50 ticari taksi sahibi. Bağışını da yazayım neden utanç anlayın. Bir şehit çocuğunun bütün masraflarını üstlenmiş kendisi. Tamam hiç yoktan iyidir. Ama ne bileyim Mehmetçif Vakfı yararına 3-5 konser verse daha iyi olmazmıydı. Yada adam gibi bir rakamı ortaya atsa.

178 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Aile, Burası Türkiye, Toplum , Yorum yok »

Burası Türkiye : Oy Kullanıyor Ama Vatandaş Değil

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Burası Türkiye diye boşuna dememişler.  İşte tam bir Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz olayı.

33 senedir Kuşadası’nda yaşayan, bir Türk vatandaşı gibi seçimlerde bile oy kullanan, eşi, çocukları ve torunları Türk vatandaşı olan Mustafa Mehmet Şaban, yaptığı tüm girişimlere rağmen bir türlü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamıyor.

Mustafa Mehmet Şaban,1938 Yunanistan Rodos doğumlu. Şaban amca 1974 yılında Yunanistan tan Kuşadası’na eşi ile birlikte gelir. Kuşadası’nda fayans ustalığı yaparak yaşamaya başlar. 33 sene Kuşadası n da çeşitli ikametgahlarda oturan Şaban amca. Kuşadası’nda yaşamını sürdürürken, üç kız, iki erkek evladı olur. Erkek evlatlarını askere gönderir. Çocuklarını ilerleyen yıllarda evlendiren Şaban amca torunlarını da kucaklar. Bir babanın tadabileceği tüm duyguları yaşar . Ancak 33 yıllık özlemi olan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı kimliğini bir türlü kavuşamaz.

Mustafa Mehmet Şaban, yaptığı tüm girişimlere rağmen vatandaşlık başvurularından bir sonuç alamadığından yakınarak, “1974 yılında Türkiye ye geldim 33 yıldır, bu güne kadar sayısız defa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak için başvurdum. Her başvurum da bana kimliğimi vereceklerini söylediler. Her seçimde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gibi oyumu kullanıyorum. Çocuklarım maddi olarak tüm ihtiyaçlarımı karşılıyorlar. Devletin vereceği sağlık hizmetleri ve sosyal haklar için değil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ölmek için yetkililerden 33 yıldır verilmeyen kimliğimin verilmesini istiyorum” dedi.

Kaynak Yeni Şafak Gazetesi

170 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Toplum , Yorum yok »

Atatürk’ün Seccadeleri Kime Miras Kaldı

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Öncelikele blogumda genel itibarı ile politikaya, partilere mal olabilecek konulara, dinsel tartışmalara girmekten genelde uzak duruyorum. Ancak bu konuyu buraya almadan edemedim. Konu mail ile geldi. Yıllardır ülkemizde birileri birşeyler iddia eder diğerleri bunun tersini savunur durur. Bu ülkede yıllardır bazıları medeniyet olarak Atatürk yolunu gösterir ancak kendi yaptıklarınıda Atatürkçülük olarak bize lanse ederlerdi.

The Guardian Gazetesi, Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra ‘Köşke ilk kez seccade girecek’ diye bir yorum yapmıştı. Bu iddiaya ilk tepki, İsmet İnönü’nün torunu Gülsüm Bilgehan’dan gelmiş ve CHP’li Bilgehan, Vatan’dan Mine Şenocaklı’ya Mevhibe Hanım’ın seccadesini göstererek şöyle demişti: ‘ Her evde seccade varken Çankaya’da olmaz mı?’

Son olrak bu konud yazan Şamil Tayyar ise ilginç bir ayrıntıyı yazmış yazısında. Meğer, seccade ilk kez İnönü’yle de girmemiş Çankaya’ya. Sahte Atatürkçüler kızacaklar belki ama: Seccadeyi ilk olarak Çankaya’ya taşıyan Atatürk evet bizzat kendisi.

Resmi belgelerden anlatılana göre : Atatürk, vasiyetini 5 Eylül 1938′de yani vefatından 65 gün önce hazırlamış. Çankaya’daki kişisel eşyalarını kurucusu olduğu CHP’ye miras bırakmış ve listede yer alan tüm eşyalar ölümünün hemen ardından 3 Aralık 1938′de dönemin CHP temsilcisi ve Erzurum milletvekili Nafi Atuf Kansu’ya teslim edilmiş. CHP, eşyaların bir kısmını müzelere devrederken bir kısmını devralmayıp Çankaya’da bırakmış.

İşte bu noktada 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e teşekkür etmemiz lazım. 10. Cumhurbaşkanı Sezer’in geçen yıl yaptırdığı bir envanter çalışması, Atatürk’ün vasiyetiyle ilgili çarpıcı bir ayrıntıyı gün ışığına çıkarmış. Çankaya’da CHP’nin malı olarak gözüken 1.708 eşya bulunuyormuş.

Bunun neresi ilginç derseniz sıkı durun: Bu eşyalar arasında 37 adet seccade var. Hepsi Atatürk’ten CHP’ye miras. İnanmayan, köşkteki Atatürk Terekesi’ne bakabilir. Tereke numarası ve seccadenin renginden desenlerine kadar ayrıntılı kayıtlar mevcut.

Sanırım artık bir şeyleri ortaya çıkmalı ne dersiniz.

222 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Din ve Yaşam, Toplum , Yorum yok »

Yargıdan Bir Tuhaf Karar Daha

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Zaman Gazetesinden alıntı yapıyorum. Konunun beni ilgilendiren boyutu ise Mehmet akif isminin bir sokağa layık görülmemesi oldu doğrusu.

Tartışmalı kararlarıyla sıkça gündeme gelen yargı, yine ilginç bir karar verdi. Ankara 12. İdare Mahkemesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sokak ve caddelere verdiği tarihî isimleri iptal etti.

Milli şair Mehmet Âkif’in adını taşıyan cadde ‘Kediseven’; şehitlerle anılan ‘Şehitler Caddesi’, ‘Buluşmalar’ adını aldı. Belediye meclisi karara uyarak tarihî mekan ve şahıs isimlerinin yerine bazı vatandaşların korsan olarak koyduğu isimlere dönmek zorunda kaldı. Şair Fuzuli Caddesi Eğlenceli, Yahya Kemal Caddesi Gezginler, Kanuni Caddesi Suzidilara, Dede Efendi Caddesi Yağmur adını aldı. Sokak isimlerinde de aynı tablo ortaya çıktı. Mevlana Sokak Masular, Zemzem Sokak Sakız, Fatih Caddesi Taşplak, Özal Caddesi Ateştutan, Tuna Sokak Sakin, Varna Sokak Farklı, Niğbolu Sokak Akşam Simidi, Kerkük Sokak Çıpıtpıtı oldu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2 Ekim’de bildirdiği cadde ve sokak isimlerindeki değişiklikler, görenleri şaşkına çevirecek nitelikte. Büyükşehir yetkililerinin verdiği bilgiye göre; Çankaya Belediyesi sınırları içerisindeki Mutlu Mahallesi Angora Evleri bölgesinde ilk sokak isimleri, korsan olarak kooperatif inşaatı devam ederken bölge sakinlerince verildi. Ancak Büyükşehir, cadde ve sokaklara isim verme yetkisinin kendisinde olduğunu belirterek bu isimleri daha anlamlılarıyla değiştirdi. Yaklaşık iki yıl belediyenin koyduğu isimler kullanıldı. Vatandaşlar mahkemeye başvurarak eski isimlere dönülmesini istedi. Ankara 12. İdare Mahkemesi, belediyenin yaptığı değişikliği iptal etti. Büyükşehir Belediye Meclisi de mahkeme kararına uyarak 73 cadde ve sokağın tarihî isimlerini değiştirip ilk isimlerini koydu. Mahkeme kararında gerekçe olarak ‘uzun süredir kullanılan isimlerin değiştirilmesine gerek olmadığı’ ifadelerine yer verildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Seyfi Saltoğlu, “Davayı kaybedince karara uymak zorunda kaldık.” diyor. Belediyenin Çankaya’daki Abdullah Cevdet Sokağı’nın ismini Yusuf Halaçoğlu olarak değiştirmek istemesi büyük gürültü koparmıştı.

Mehmet Âkif Caddesi’ne Kediseven

Eski isimler - Yeni isimler

Şehitler Caddesi - Buluşmalar Caddesi

Mehmet Âkif Caddesi - Kediseven Caddesi

Fatih Caddesi - Taşplak Caddesi

İnönü Caddesi - Besteci Caddesi

Mevlana Sokak - Masular Sokak

Kerkük Sokak - Çıpıtpıtı Sokak

Hilal Sokak - Danseden Sokak

Buhara Sokak - Bemol Sokak

Selanik Sokak - Doludizgin Sokak

Ergenekon Sokak - Tornistan Sokak

Malazgirt Sokak - Gelgit Sokak

220 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Toplum , Yorum yok »

« Önceki sayfa