Hoolywood filmlerinde kötü rolde oynayan karakter zenci ise yönetmen yada senarist “ırkçı” damgası yememek için denge unsuru olarak mutlaka zenci ama iyi bir karaktere yer verir denge unsuru olarak.
Ülkemizde de Atatürkçülük buna benzer hassas bir konudur. Ancak yıllardır dikkak ettiğim şeylerin başında gelen şeylerin başında kendi fikirlerini Atatürkçülüğe mal ederek topluma bunu adeta hipnoz ile aşılanmaya çalışılması geliyor.
Bugün ülkemizde herkes Kurtuluş Savaşını bilir, herkes Çanakkale Savaşınıda bilir. Ancak ne hikmetse bazıları kendi fikirlerini Atatürkçülük diye yutturmaya kalkar, karşı çıkanları da gerici, yobaz, hırsız, rüşvetçi vs her türlü kanaldan damgalayıp yolundan çekilmesini sağlar.
Aslında din ve yaşam gibi bu konuda da arşivimde bir sürü yazım var. Ama konu hassas ve söylediğiniz en ufak kelime yüzünden haksızca eleştirilmeniz söz konusu. Yinede bu konulardaki yazılarımı da koymaya karar verdim.
Buna ait bir kategori de açtım. Ermeni dosyasında ki çelenk yazısını da bu kategoriye de ekledim. Bence mutlaka okumalısınız. Gerçek dostlarımız kimmiş tekrar görmekte fayda var.
Konuya dönersem; örneğin malum dönemde “çiçek sularken” basılan meşhur savcıyı bazıları, “Atatürkçü birisi” diye savunmaya kalkmıştır. Ben o zaman gruplarda “yahu etmeyin bu adam devletin en önemli mahkemesinde savcı, madem uçkur sorunu var, yarın devletin belgelerini neden uçkur uğruna satmasın bu adam” demiş ve otomatikman karşı gruba gönderilmiştim.
Gene bir kurumun başkanı Kurban Derisi için askeri, polisi ayağa kaldırmış, olaya karşı çıkanları “Atatürkçü bir kurumun deri toplamasından rahatsız oluyorlar diye yaftalamıştı”. Bilin bakalım sonunda ne oldu. Bunu yapan yetkili hakkında ileriki yıllarda yolsuzluk dolayısı ile soruşturma açıldı. Hatta bu ülkede Atatürkçü kimliğinden en az şüphe edilecek EminÇölaşan bile bukişiye verdiği destekten özür diledi.(Bu kişi 2001 de kalp krizinden öldü. Ancak 17 yönetici devleti o günkü para ile 6 trilyon lira zarara uğratııkları iddiası Rahşan Affına takıldı. Bu şahsın yakınları ise daha sonra İsviçre’de ve değişik avrupa şehirlerinde yaşadılar. Şu an nerdeler bilmiyorum. Ama bir devlet memuru amaşşı ile bu lüksün nereden geldiğini tahmin etmeyi size bırakıyorum)
Malum rektörlerin en önde gideni ise intihalden yani kısaca başkasının bilimsel verisini çalıp kendisininki gibi göstermekten suçlu bulunup görevden alındı. Düşünün ki Atatürkçü olduğunu iddia edenleri, en akla gelmez bahanelerle aklayan YÖK bile sonunda dayanamyıp kendisini görevden aldı.
Ancak vakti zamanında bunlara sahip çıkmak, Atatürk’e sahip çıkmaktır gibi lanse ediliyordu bizlere. Oysa Çanakkale’nin aziz hatırası Nusrat Mersin de hurdalıktan çıkarılıp müze haline getirilmiştir. Tarsu Belediye başkanına bu konuda şüran duymalıyız. Ancak bu aziz hatıra hurdalığa giderken nerdeydi bu Atatürkçü insanlar ? Keza Savarona’yı fareler istila ettiğinde ?
Sorarım şimdi sizlere
- Atatürk milletin parasını zimmetine geçirirmiydi
- Atatürk milletin parasıyla Cannes’a gidermiydi
- Hava olimpiyatı düzenleyeceğim diye devleti parasını har vurup harman savururmuydu
- Atatürk hırsızlık yaparmıydı
Birde olayın diğer kanadı var tabii. Bugün okuduğuma göre Venezuellanın karizma lideri Chavez “İsa Peygamber şimdi gelse devrime sahip çıkardı” demiş. Cümle size de tanıdık geldi mi ? Acaba bizim malum parti liderinin demecini okuyor diye düşündüm. O da”Atatürk yeniden dirilse partimize üye olurdu” demişti.
Bugün etrafa bakıyorum;
- Her tarafta, her okulda anlamsız, biçimsiz ucuz alçıdan Atatürk büstleri ve heykelleri var
- Neredeyse her büroda bir Atatürk resmi var
Şimdi birilerinin bana “Aha bak bu da Atatürk düşmanı, büstüne bile katlanamıyor bak” diyebilirler. Bende sorarım, “Atarükçülük yılda bir kere 5 dk ayakta durmakmıdır.?
Benim bildiğim;
- Derslerine sıkı sıkı çalışan ve ülke gerçeklerinden haberdar bir öğrenci,
- Öğrencilerini iyi yetiştiren ve onlarına vatanına milletine faydalı birer vatandaş olarak meydana getiren bir öğretmen,
- İşinin hakkını veren ve kaytarmayan bir işçi,
- Bilim alanında buluşlar yapan ama politika peşinde koşmayan bir öğretim görevlisi,
- Evladını adam gibi adam olarak yetiştirmeye çalışan her anne-baba,
- Karşısına gelenler karşısında bükülmeden-eğilmeden-iltimas geçmeden adalet için kararveren her hakim her savcı,
- Cebi için değil halkı içinçalışan her politikacı yukarda saydığımız aykırı örneklerden çok daha Atatürkçü’dür.
Lütfen her etiket taşıyanı başınızın üzerine çıkarmayın… Çünkü bir de atasözü var. “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.”
261 - (Toplam) 0 - (Bugün)