Yıllar önce yüksekokuldan arkadaşımın ısrarı sonucu dersanede öğretmenlik yapmaya başlamıştım. Üstelikte o yıllarda Windows’u vs iyi bilenlerin parmakla gösterildiği yıllardı. İlk aydan itibaren ücretlerin ödenmesi gecikti, sözler tutulmadı bir sürü şey oldu.
5. ayın sonunda içerde 4.5 aylık maaşım birikmişti, benim elimde ise arkadaşımın kefaletinde öderiz sözlerinden başka bir şey yoktu… Sonunda bam teline değdiler ve patladım. Hemen yandaki dersane çağırınca en azından düzenli maaşımı alırım diye gidip orada başladım.
Tabi benim yerime öğretmen olmayınca elleri sıkıştı. Görüşelim diye beni çağırdılar… Gittim. Ağzı en iyi laf yapan Cevdet görüşecekti benimle. Ajitasyon çok fena başladı. “Bizim en kıymetli öğremenimizsin, bilginde iyi, elimiz sıkışık, sahtekar değiliz, elbet öderdik, insan ayrılacağım demez mi” vs vs.
En sonunda bomba patladı, “Bunca öğrenciyi yarı yolda bırakıp gitmeyi nasıl içeri sindirdin. İnsanda biraz utanma olur, yarın başka yerlerde nasıl iş arayacaksın” mealli bel altı tehditler bile oldu.
En sonunda dedim ki
“İyi hoşta, Cevdet
Burası para kazanmıyorsa dört sekreter neden var?
Sekreterlerin üçüne para ödenmezken hergün arabanla evine bıraktığın nasıl olup hem daha yüksek hemde gününde parasını alıyor ?
Bu kadar taksit ödenirken hiç mi bize para bulunmuyor ?
Sen kendi sınıfını 8 ayda mezun edemezken, bana duygu sömürüsü yapmakta neyin nesi nesi ?
Utanmaktan bahsediyorsan önce borcunu öde sonra bana adamlık dersi vermeye kalk.!”
Tahmin edileceği gibi görüşme gayet ters bitti, bende paramın bir kısmı hariç gerisini hiç alamadım. Bir yıl sonra kurumsal yerlerde çalışmaya başlamıştım artık ama bu tip “Bizim ekmeğimizi yedin” edebiyatları her yerde karşıma çıktı.
Örneğin ben bir cd-rom’u nasıl 2 dolar aşağı alırım diye uğraştığım akşam, Genel Müdürün oğlu benzinini şirketin ödediği şirketin arabası ile sevgilisini gezdirirken gördüm. Hakkı 120 litre iken adam ayda 350 litreden fazla kullanıyordu öyleki enzin koçanını yanına almıştı. Ama toplantılarda hep aynı edebiyatı dinledik;
“Şirketi düşünmüyorsunuz, düşünseniz burası nasıl kazanır onun derdinde olurdunuz, bizim kadar bile çaba göstermiyorsunuz” vs vs vs.
Demek istediğim işyerlerinde bu sömürü düzeni hep devam etti işte bu yüzden neresi kişinin çıkarına uyuyorsa orada devam etmesi gerektiğine inanıyorum artık. Öyle ahde vefaymış, sebat lazımmış vs hikaye. Sizin işinizi daha azına yapacak birini bulduklarında sizi nasıl çıkarıyorlarsa, siz daha fazla vereni bulduktan sonra neden bekleyesiniz ki ?
325 - (Toplam) 2 - (Bugün)
TEBRİK EDERİM KARDEŞİM
web sitesi dediğin böyle olur duyarlı ve bilinçli…iyi çalışmalar