Altta Yatan Cehennemlikte Ya Üste Yatan ?

15 Ağustos 2008 yazar İbrahim Kutluay

Bu iki gündür özellikle sinirlendiğim bir konu var. Ne zaman bir teknoloji yeniliği çıksa neden Türkiye’de mutlaka amaç dışı kullanılır. Örneği kameralı telefonla yolda kızların poposunu, bacağını çekmek gibi…

Tamamını oku »

965 - (Toplam) 37 - (Bugün)

Kategori Adalet, Aile, Burası Türkiye, Din ve Yaşam, Sanat ve Toplum, Toplum, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

Trafik Kazalarında Kafkasyadaki Savaştan Çok Ölü Var…

11 Ağustos 2008 yazar İbrahim Kutluay

Canım ülkemde vurdumduymazlık had safhada devam etmekte. Şimdi düşünün Amerika Irak’ ta bir günde 39 asker asker kaybetse neler olurdu diye.

Tamamını oku »

28 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Burası Türkiye, Siyaset, Toplum, Yolsuzluklar, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

Muhteşem Bir Site Daha

20 Haziran 2008 yazar İbrahim Kutluay

Malum bugünlerde ortada meşhur bir dava var. Bir kesime göre Google davası ve elitlerin iktidarını sürdürme davası,  diğer kesim içinse rejimi koruma davası. Ancak delillerin niteliği, hele hele cumhuriyetin ilanından çok önce asılmış birinin, cumhuriyet döneminde isyan ettiğinin delil olarak sayılması işi ilginç hale getiriyor doğrusu.

Tamamını oku »

149 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Internet, Toplum , Yorum yok »

Çoban Mehmet ve Bilkentli Tuğçe’nin Oyları Arasındaki Fark

22 Mart 2008 yazar İbrahim Kutluay

Öncelikle bir gerçeği itiraf etmem lazım. Beş parmağın beşi bir değil. Şüphesiz her Bilkent (yada herhangi bir üniversite) öğrencisi de aynı değil. Kimisi trilyoner babanın çocuğudur kimisi de bursludur. Kimi en kral arabaya biner gezer, kimi de simitle ay sonunu getirir. O bakımdan aşağıda geçen metindeki Bilkentli ifadelerini sadece şu anlamda kullanmış olduğumu belirtiyorum. “Okumuş ama okuduğunu anlamamış, eli ekmek tutmamış, baba parası yiyip caka satan ve insanlara tepeden bakan tiki, entel dantel tipler”…

Tamamını oku »

1646 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Atatürk ve Atatürkçülük, Burası Türkiye, Siyaset, Toplum, İnsan Manzaraları , 10 Yorum »

Yeni ve Çağdaş Yasalar Geliyor.

09 Şubat 2008 yazar İbrahim Kutluay

Yıllardır Türkiyede adalet çarkının işlemediğinden şikayet ederiz. Bu işin diğer ucuda anormal yapılmış yasalrdır. Meşhur baklava çalan çocuklar örneğini hatırlamak lazım. Ancak Türkiyede tek sorun yasaların eskiliği değil birazda kararların tutarsız olması ve hakimlerin kararlarında objektif olmaması… Yasayı çıkarmak yetmiyor birde uygulanması var işin. Sevindiğim en azından hayvan döğüştürmek, denizden kum çekip çevreyi mahvetmek, orman yakmak gibi suçlar için gerektiği cezalar öngörülmüş. Haber Yenişafaktan alıntıdır. Gönül isterdiki diğer gazeteler de manken frikikleri ve günlük polimkler yerine bunuda yazsınlar ve ordanda alıntı yapalım. Ama yok işte. Teoman adındaki zevatın vahşi yüz ifadesi ile sevişirken çekilen resimlerini yayınlamak daha çok işlerine gelmiş olmalı.

Temel Ceza Kanunları’na uyum amacıyla 170 kanunda yapılan değişiklik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Günlük hayatı köklü biçimde değiştirecek yasalar şunlar:

# Örgüt faaliyeti çerçevesinde orman yakanlara müebbet hapis cezası.

# Bir eserden kaynak göstermeksizin alıntı yapanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

# Spor karşılaşmalarının yapıldığı alanlara silah, kesici ve delici aletle girenler 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

# Çocuğunu okula göndermeyenlere her gün için 15 YTL para cezası.

# Resmi araçları kişisel amaçları için kullananlara 1 yıla kadar hapis cezası.

# Akarsular üzerinde izinsiz balık üretim tesisi kuranlar, 250 YTL para cezası.

# Sahte doktor ve diş hekimlerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası verilecek.

YANLIŞ ADRESE CEZA

# Yasak bir bitkiyi yurda sokanlara, 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

# Yanlış adres bildirenler hakkında, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası.

# Seçmen kütüğüne, kendisini veya bir başka seçmeni bilerek birden fazla kayıt ettirenlere 2 yıla kadar hapis verilecek.

# İş yerlerinde okuma-yazma bilmeyen işçilerin eğitimlerini yaptırmayan yöneticilere 200 YTL idari para cezası.

# Sigortalıların ücretlerinden indirim veya kesinti yapan işverenlere her bir sigortalı için 500 YTL para cezası verilecek.

# Kültür ve tabiat varlıklarını yurt dışına çıkaranlara 12 yıla kadar hapis verilecek.

# Kanuna aykırı gösteri düzenleyenlere 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezası.

# Paralı yollardan geçiş ücreti ödemeden geçen araç sahipleri, geçiş ücretinin 10 katı para cezası ödeyecek.

KIYILARA KORUMA

# Sınır dışı edilen veya Türkiye’ye gelen yabancılar 1 yıl hapis cezası alacak.

# Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tahribine sebebiyet verenler, 5 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

# Kıyıda ve sahil şeritlerinde, duvar ve çit gibi engelleri oluşturanlara 10 bin YTL para cezası.

# Kıyılardan kum, çakıl çekenlere 15 bin YTL’ye para cezası uygulanacak.

Önce tetkik sonra ameliyat

Yatan hastalardan, fazla ücret alan özel hastanelere 10 bin YTL idari para cezası uygulanacak. Özel hastanelerde, gerekli laboratuvar tetkiklerini yapmadan, karın, göğüs ve beyin ameliyatları yapan doktorlara 5 bin YTL idari para cezası verilecek. Paralı yollardan geçiş ücreti ödemeden geçen araç sahiplerine, geçiş ücretinin 10 katı kadar idari para cezası uygulanacak.Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik yapanlar, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Ruhsatsız eczane açanlara 3 aydan 1 yıla kadar, diplomasız kimyagerlik veya kimya mühendisliği yapanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Silah almak zorlaşıyor

# Ateşli silahlarla ilgili suçlardan ceza alanlar, affa uğramış olsalar bile, ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alamayacaklar.

# Kurusıkıyı teknik özelliklerinde değişiklik yaparak öldürmeye elverişli silah haline dönüştürenlere 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

# RTÜK’ten izin almadan radyo ve televizyon yayını yapan kişi veya kuruluşların yöneticileri, 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 50 günden 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

# Bandrolsüz olarak bir eseri çoğaltıp satışa sunan, satan, dağıtan veya ticari amaçla satın alan kişilere, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

# Sahte bandrol üretenler, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Pitbull’a 3 bin YTL para cezası kesilecek

# Kedi ve köpeklerin kontrolsüz üremesinin engellemeyen hayvan sahiplerine 300 YTL ceza verilecek.

# Horoz, köpek dövüşünde olduğu gibi, bir hayvanı başka bir hayvanla dövüştürenlere de 1500 YTL ceza kesilecek.

# Pitbull, Terrier ve Japanese Tosa gibi tehlikeli hayvanların üreten, Türkiye’ye sokan ve satana hayvan başına 3 bin YTL ceza kesilecek.

213 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Toplum , Yorum yok »

Kurtlar Vadisi ve Özenti

07 Aralık 2007 yazar İbrahim Kutluay

Kurtlar Vadisi benim sürekli izlediğim ender dizilerden bir tanesi… Genel olarak takip ettiğim çok az dizi olur ama Kurtlar Vadisi artık dizilikten çıktı ve gördüğüm kadarıyla bir fenomen… Aslında bu yazıyı gülümseyerek yazıyorum. Neden güldüğümü ise sondaki linkteki yazıları okuyunca sizde anlayacaksınız.
Her ne kadar aksi iddia ediliyor olsa da gençlerde bir özenti olduğu gerçek… Ancak dizideki karakterlere dikkat ederseniz ellerinde silahla önüne gelene sıkıp öldüren sapık mafya tiplemelerinden uzak duruluyor. Çok ilginç seyir zevki yüksek bir harmanlama. Bazıları dizinin özel ısmarlama olduğunu, başka türlü kimsenin bu konulara girmeye cesaret edemeyeceğini iddia ediyorlar. Dizi şüphesiz sonuçta para için yapıldığından bir çok konu harmanlanıp öyle sunuluyor. Kahramanları klasik mafya filmlerinden ayıran yönlerden benim gördüklerim ise;

  1. Durduk yere adam öldürülmüyor dizide. Polat oldukça yardımsever birisi normal inanlara karşı. Kötülere karşıda çok acımasız
  2. İyileri temsil edenler çapkınlıktan uzak, sevince sınır tanımayan tipler.  Elif, Deli Hikmetin kör aşkı, ilk dizideki Nesrin’in tecavüze uğrayınca intihara kalkması gibi
  3. İyi kahramanlarımız haklının ve mazlumun yanındalar, çek senet, uyuşturucu, hap vs işleri kötüleyip insanla uzak durun mesajı veriyorlar

Şimdi gelelim neden güldüğüme; ben küçükken televizyonda Cüneyt Arkın Battal Gazi oynadı mı ertesi gün yolda bir sürü çocuk tahta kılıçlarla birbirine dalardı. Karate Kid ilk oynadığı zaman ertesi gün yol kenarında bir sürü çocuğu Karate Kid ‘in meşhur Leylek Kanadı gibi kol açarak zıplayıp vurduğu tekmeyi atarken görmüştüm. Kurtlar vadiside tam olarak işte bu ama çok daha ilerisi. Dizi karakterlerinden Hakan yoldan çıktı ve yoldaşı olması gereken Hüseyini hemde kalleşçe vurdu. Bir önceki bölümlerde Abdülhey’e yaptığı işkence ile zaten nefreti toplamıştı. İşte durum bu iken sahneyi youtube’da buldum. Yorumlar cidden acaipti. Gelde gülme cinsinden. Düşündüm de Hakan’ın yerinde olsam caddeye filan çıkmazdım.

Düşünün ki bu ülekede bir dizi karakteri ölünce stadyumda saygı duruşu yapılıyo, gıyabında cenaze namazı kılınıyor ve hatta dizi gereği vuran oyuncu yolda “abimizi nasıl vurursun” diye dayak yiyor…

youtube yorumları için bu linke tıklayabilirsiniz. Bakın etrafta ne dizi fanatikleri varmış.

605 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Adalet, Aile, Burası Türkiye, Sanat ve Toplum, Toplum, İnsan Manzaraları , 6 Yorum »

YÖK’ün Yargıya Müdahalesi

23 Kasım 2007 yazar İbrahim Kutluay

Bilindiği gibi 12 Eylül bu ülkeye 2 güzide emanet bıraktı. Biri seçilmişlerin bile üstünde Senatonun yerini alan Anayasa Mahkemesi, diğeri ise tek derdi “öğrenciler sadece okula gitsin gelsin, anarşiden uzak dursun ama okumasın, düşünmesin, kısaca istediğimiz gibi robotlar” olsun derdindeki YÖK. Yıllardır YÖK hakkında çeşitli şeyler okudum gördüm.

  • Sırf kendileri düşüncelerine yakın diye yolsuzluklara göz yummalar
  • Yolsuzluk dosyalarını yargılama izni vermemeler
  • Yargılanacak kişilere sahip çıkmayı “Cumhuriyete Sahip Çıkmakla” eşit tutmalar
  • Belli bir kesimi budamak için Meslek Liselerini adeta çöle çevirip ülkenin nitelikli işgücü yetiştirmesine engel olmalar

Hangi birisini sayayım. Bu ülkede her misyon ve İZM’den insan bile YÖK’ün aslında gerçek fonksiyonundan uzak durup sadece belli bir elit kesimin fikirlerini yansıttığını görebiliyor.

Düşünün ki bir YÖK başkanı seçilmiş hükümet için “Bunlar devlet iktidarını ele geçirmek istiyorlar” desin. Dünyanın hangi çağdaş ülkesinde bu olur… Ama burası Türkiye.

Okul bahçesinde etkinlikte “Bira Standı” açılır kimse tınmaz ama kendilerine uymayan en ufak olayda birden bire bir “vatan elden gidiyor” yaygarası koparılır ki şaşarsınız.

Düşünmüyorum öyleyse YÖK’üm diye çıkmış duvar yazılarını hatırlıyorum geçmişte. Oysa YÖK gibi bir kuruluş sadece bunlarla mı gündeme gelmeliydi.

Benim beklediğim ise şunlardı.

  1. Ülkedeki öğretim üyelerinin her yıl yabancı dergilere yazdığı binlerce makale olması
  2. Ülkedeki alınan patent sayısının her yıl 5000-6000 düzeyine çıkması ve sürekli artması
  3. Ülkeden en az 10 üniversitenin ilk 500′ e girmesi
  4. Rektörlerin ve dekanların siyasi düşüncelerinden çok, hak ettikleri için seçilmesi
  5. Görevi kötüye kullananların anında açığa alınıp yargılanması ve aklandıkları anda görevlerine dönmeleri

Umarım bir gün bir yasal düzenleme yapılırda YÖK olması gereken asıl işlevine kavuşur.

270 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Siyaset, Toplum, YÖK Dosyası , Yorum yok »

Dürüst Olmak Suç Mu ?

13 Kasım 2007 yazar İbrahim Kutluay

Hergün örneklerini görüyoruz çeşitli tipte yolsuzlukları. Kimisi ölmüş annesini eve gömüp onun kılığından maaş çeker, kimisi erkek olduğu halde rahim kanserinden emekli olur, kimi yeşil kartla ilaç vurgunu yapar, kimi emekli maaşını kestirip 1 ay çalışır ve yeniden emekli olup maaşını %40 artırır.

Ancak bu yazının kahramanı bunların hiç birisi değil.

  • O bir anne
  • O bir dul
  • O bir şehit

Peki ne işi olur bu kadıncağızın mahkemede şurda burda dediniz değil mi. Açıklayalım. Bu vatandaşımızın suçu “dürüst olmak”. Çünkü “Devlet malı deniz” lafı slogan olmuşken kendisi “şehit eşinden dolayı hesabına yatan fazla parayı yetim hakkıdır” diye yemek yerine farkeder farketmez , yetkilileri durumdan haberdar etmiş.

Sonuçmu. Devlet baba vur diyince öldürmüş ve hesaba yatan fazla para faiziyle birlikte kesilmeye başlamış. Komediye bakın. Kadıncağız haber vermese ömür boyu yüksek maaş alacakken, reva görülen muameleye bakın hele.

Detayları adresinde görebilirsiniz.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1985 yılında şehit olan Yılmaz Erdoğan’ın eşine ‘ordu vazife malulü’ aylığı bağlandı. ‘Fazla para ödendiği’ gerekçesiyle Emekli Sandığı’na müracaat eden şehit eşine, 14 bin YTL borç tahakkuk ettirildi.

Şehit eşi Sema Erdoğan, 2003 yılında kendisine fazla maaş yatırıldığı gerekçesiyle Emekli Sandığı’na başvurunca 14 bin YTL borçlu çıktı. Emekli Sandığı’nın hatası yüzünden uzun süre bu borcun 6 bin 500 YTL’sini ödeyen şehit eşine 2006 yılında da 8 bin 853 YTL borç tahakkuk ettirildi. Emekli Sandığı’nın, yapılan hatanın bedelini kendisine ödetmek istediğini söyleyen Erdoğan, İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Emekli Sandığı Bölge Müdürlüğü yetkilileri yıllar önce şehit eşine verilecek maaşın hesaplanmasında hata yapıldığını kabul ederek, yatırılan paranın geriye dönük 5 yılının tahsil edildiğini savundu.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 27 Eylül 1985 tarihinde yedek subay olarak vatani görevini yaptığı sırada şehit olan makine mühendisi Yılmaz Erdoğan’ın eşine ‘Ordu vazife malulü aylığı’ bağlandı. Sema Erdoğan, kendisine verilen şehit maaşı ile iki çocuğunu yetiştirmeye çalıştı. 2003 yılında bankaya yatırılan maaşının 20 milyon lira (20 YTL) fazla olduğunu görünce Emekli Sandığı’na giderek fazladan 20 YTL yatırıldığını söyleyerek sebebini sordu. Yapılan araştırmada 17 yıl önce yetkililerin hatası yüzünden kendisine bağlanan maaşın yanlış hesaplandığı ve fazla ödendiği belirtilerek yaklaşık 14 bin YTL borçlandırıldı. Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre kurum, 2003 yılında şehit eşi ve çocuklarına fazladan yatırılan paranın yaklaşık 6 bin 500 YTL’sini tahsil etti. 2006 yılında da 8 bin 853 YTL borç çıkarıldı. Toplam maaşı 831 YTL olan Erdoğan’ın her ay maaşından 199 YTL (dörtte biri oranında) kesinti yapılıyor.

Şehit eşi Erdoğan, Emekli Sandığı yetkililerinin kendisine yaptığı açıklamayı “Eşimin vefat ettiği tarihten itibaren 2. derece 3. kademeden yatırılması gereken maaşın 1. derece 4. kademeden bağlandığı söylendi.” sözleriyle anlatıyor. Şimdiye kadar yapılan kesintiler haricinde 7 bin 43 YTL borcu kalan Erdoğan, mağduriyeti nedeniyle Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi vermiş, ancak reddedilmiş. Şimdi konunun Adana İdari Hukuk Mahkemesi’nde olduğunu söylüyor. Erdoğan, “Ben şehit eşiyim. Fazladan yatırılan 20 YTL’yi kabul etmedim zaten. Şimdi maaşıma el konuluyor. Bu bizi üzüyor.” diyerek duygularını dile getiriyor.

286 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Burası Türkiye, Toplum , Yorum yok »

Avrupanın En Büyük Adliyesi İstanbula Yapılıyor

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

İstanbula yapılması düşünülen ve ihalesi sonuçlanan proje ile ilgili bir kaç bilgiyi gazeteden sizler için özetledim. Yıllardır ipe sapa gelmez koşullar da, gecekondu benzeri odalar da ve teknoloyiden yoksun görev yapan yargının nihayet adam gibi koşullara kavuşması sağlanacak gibi.

Keşif bedeli 237 milyon 960 bin YTL olan projede, adliye binası yaklaşık 60 futbol sahası büyüklüğünde olacak. Çağlayan’da yapılacak binanın inşaat alanının 343 bin metre kare olacak. Bina 7 kat bodrum olmak üzere toplam 16 kattan oluşacak, bazı bloklarda 20 kata kadar ulaşılabilecek, binada 83 bin metre kare kapalı otopark bulunacak. Binada en son teknolojilerin kullanılacak, binanın içinde 62 bin metre kare su yalıtımı, 185 bin metre kare ısı yalıtımı yapılacak, 93 adet asansörün yer alacağı binada yangın çıkışı için çeşitli ebatlarda bin 450 adet kapı olacak.

184 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Adalet, Toplum , Yorum yok »

Yargıdan Bir Tuhaf Karar Daha

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Zaman Gazetesinden alıntı yapıyorum. Konunun beni ilgilendiren boyutu ise Mehmet akif isminin bir sokağa layık görülmemesi oldu doğrusu.

Tartışmalı kararlarıyla sıkça gündeme gelen yargı, yine ilginç bir karar verdi. Ankara 12. İdare Mahkemesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sokak ve caddelere verdiği tarihî isimleri iptal etti.

Milli şair Mehmet Âkif’in adını taşıyan cadde ‘Kediseven’; şehitlerle anılan ‘Şehitler Caddesi’, ‘Buluşmalar’ adını aldı. Belediye meclisi karara uyarak tarihî mekan ve şahıs isimlerinin yerine bazı vatandaşların korsan olarak koyduğu isimlere dönmek zorunda kaldı. Şair Fuzuli Caddesi Eğlenceli, Yahya Kemal Caddesi Gezginler, Kanuni Caddesi Suzidilara, Dede Efendi Caddesi Yağmur adını aldı. Sokak isimlerinde de aynı tablo ortaya çıktı. Mevlana Sokak Masular, Zemzem Sokak Sakız, Fatih Caddesi Taşplak, Özal Caddesi Ateştutan, Tuna Sokak Sakin, Varna Sokak Farklı, Niğbolu Sokak Akşam Simidi, Kerkük Sokak Çıpıtpıtı oldu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2 Ekim’de bildirdiği cadde ve sokak isimlerindeki değişiklikler, görenleri şaşkına çevirecek nitelikte. Büyükşehir yetkililerinin verdiği bilgiye göre; Çankaya Belediyesi sınırları içerisindeki Mutlu Mahallesi Angora Evleri bölgesinde ilk sokak isimleri, korsan olarak kooperatif inşaatı devam ederken bölge sakinlerince verildi. Ancak Büyükşehir, cadde ve sokaklara isim verme yetkisinin kendisinde olduğunu belirterek bu isimleri daha anlamlılarıyla değiştirdi. Yaklaşık iki yıl belediyenin koyduğu isimler kullanıldı. Vatandaşlar mahkemeye başvurarak eski isimlere dönülmesini istedi. Ankara 12. İdare Mahkemesi, belediyenin yaptığı değişikliği iptal etti. Büyükşehir Belediye Meclisi de mahkeme kararına uyarak 73 cadde ve sokağın tarihî isimlerini değiştirip ilk isimlerini koydu. Mahkeme kararında gerekçe olarak ‘uzun süredir kullanılan isimlerin değiştirilmesine gerek olmadığı’ ifadelerine yer verildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Seyfi Saltoğlu, “Davayı kaybedince karara uymak zorunda kaldık.” diyor. Belediyenin Çankaya’daki Abdullah Cevdet Sokağı’nın ismini Yusuf Halaçoğlu olarak değiştirmek istemesi büyük gürültü koparmıştı.

Mehmet Âkif Caddesi’ne Kediseven

Eski isimler - Yeni isimler

Şehitler Caddesi - Buluşmalar Caddesi

Mehmet Âkif Caddesi - Kediseven Caddesi

Fatih Caddesi - Taşplak Caddesi

İnönü Caddesi - Besteci Caddesi

Mevlana Sokak - Masular Sokak

Kerkük Sokak - Çıpıtpıtı Sokak

Hilal Sokak - Danseden Sokak

Buhara Sokak - Bemol Sokak

Selanik Sokak - Doludizgin Sokak

Ergenekon Sokak - Tornistan Sokak

Malazgirt Sokak - Gelgit Sokak

220 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Adalet, Toplum , Yorum yok »

« Önceki sayfa