17 Ağustos ve Süperstar Ajda Pekkan Rezaleti Ve Titanic Batışında Asalet Kavgası

20 Haziran 2008 yazar İbrahim Kutluay

17 ağustos depremi yurdumuzun her bir yanında acısını hissetiren bir olaydı. İstanbul ki içinde her köyden ve şehirden issanlar vardır. Bunu aksi zaten mümkün değildir ki. Depremzedeler için bir yardım konseri verelim ve gelirinide depremzedelere bağışlayalım fikri ortaya atılır. Ancak Ajda Pekkan bu konsere çıkmayı reddeder.

Tamamını oku »

1116 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Sanat ve Toplum, Sanat(!) Dünyası, Toplum, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

Çoban Mehmet Ve Manken Aysun’un Oyları Arasındaki Fark

14 Nisan 2008 yazar İbrahim Kutluay

Öncelikle bu konuda yazıp yazmamayı çok düşündüm. Ben kendi halinde, evine ekmek götürmek için çalışan bir elemanım. Öyle 75.000 euro değerinde Jeep sahibi değilim, İstanbul sosyetesine mensupta değilim. Kısaca alacağım tepkilerden birisinin şu olacağını biliyordum. “Kadına kızıyorsun kızmasına da başbaşa bir yemek yeseydin ondan kralı olmazdı değil mi?”… diğeri de sanırım şu oluyor du, “senin gibiler onun gibilere yaklaşamayacağı için kinini kusuyorsun?”…

Tamamını oku »

954 - (Toplam) 2 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Kişisel, Sanat ve Toplum, Sanat(!) Dünyası, Siyaset, Toplum, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

Süleyman Çakır Ölümünün 4. Yılında Anıldı

08 Nisan 2008 yazar İbrahim Kutluay

Başımıza budamı gelecekti dedirten bir olay oldu ve bir vatandaş bir dizi kahramanının ölümünün 4. yılında gazeteye ilan verip, ilgili şahsı andı. İlanda kullanılan cümlelerde gene aynı şekilde ilginç.

Bilindiği üzere dizide Süleyman Çakır tiplemesi Oktay Kaynarca ile hayat bulmuştu. Bu rol ile ün kazanan Oktay Kaynarca’yı fanatikleri bir türlü unutamıyor olsa gerek Kocaeli de Tarık Bulut isimli vatandaş, Çakır’ın dizide öldüğü 8 Nisan 2004 tarihli gününün 4′üncü yıl dönümü nedeniyle gazetelere anma ilanı vermiş.

İlanda şu sözlere yer verildi:

“Merhum Ziya Yılmaz’ın (Laz Ziya) damadı, Nesrin Hanım’ın eşi, Meral Yılmaz’ın eniştesi, Polat Alemdar’ın can dostu ve ortağı, Memati, Erhan ve Abdülhey’in arkadaşı, Merhume Derya Çakır’ın ağabeyi, Seyfo Dayı’nın manevi yeğeni, Selvi ve Pusat’ın babaları unutulmaz isim Süleyman Çakır’ın vefatını bundan 1461 gün önce derin bir üzüntü ile öğrendik. Acımız büyük. Merhuma Rahmet, eş ve yakınlarına başsağlığı dilerim. Saygılarımla. Tarık Bulut (Bir Yurttaş).”

Çakır’ın ölümünden sonra Türkiyede oldukça ilginç olaylar olmuştu.

  • Dizide Çakırı vuran Cerrahpaşalı Halit yolda dövülmüş
  • Bir amatör lig maçında Çakır anısına saygı duruşu yapılmış
  • Bir çok yerde gıyabında cenza namazı kılınmış
  • Bir sürü vefat ve başsağlığı ilanıgazetelerde yayınlanmıştı.

1880 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Medya, Sanat ve Toplum, Sanat(!) Dünyası , Yorum yok »

Çağdaş, Atatürkçü Bir Sanatçı ve Eşteyken Eş Bulma Sanatı

17 Mart 2008 yazar İbrahim Kutluay

Malum şahıs eski Türkiye güzellik yarışmalarında ün kazanmıştır. Sonra burnuna yapılan operasyonala güzelliğine güzellik katmış, arada bunu kullandığı işler yapmıştır. Derken evlilik ve bir dizi (Çocuklar duymasın) ile yakalanan şöhret.

Bu arada kendisine çağdaş Türk kadını böyle olur diye “Yılın Annesi”, çağdaş kadın bilmem ne ödülleri filan da verilir. derken bomba patlar. Şahsın kocası askerdir ve çağdaş sanatçımızın bir de sevgilisi vardır. Üstelik sevgili yunan kökenlidir. Önce inkar edilir. Sonra kabul edilir. Derken önce sanatçımız diziden kovulur ve eski tabirle “dost hayatı” yeni tabirle “birlikte yaşamak” olayına girilir. Derken ondanda soğuyan sanatçımız yeni birini daha bulur. Gene önce inkar eder. Sonra arkadaşız der. Sonunda ise “iş işteyken eş eşteyken bulunur der ve çıkar işin içinden.” Arada bir reklamdan da 400.000 dolar götürür. Onu reklama çıkaran zihniyete şaşarım. Zaten halkımızda şaşmız olacakki firma battı diye haber oldu.

Derken kendisinden küçük sevgilisi ile katıldığı şovda 3 çocuk polemiğine kendisi de katıldı. Sanatçımızın veciz sözü şöyle “Asıl bizim doğurmamız lazım ki Atatürk çocukları çok daha fazla olsun” …

  1. Bu sosyetik rezaletlerle Atatürkçü olunmaz ancak Aanın kemikleri sızlatılır bu bir.
  2. Bu zihniyetin yetiştirdiği çocuktan da yurd faydalı bir iş beklenmez bu da iki.
  3. Atatürk’ün sonradan  Venizelos ile kurduğu dostlukla kendisinin yaşadağı ilişki aynı şey değildir bu da üç.
  4. Atatürkü sakıp gibi ağzında çiğneyipte kirletme bu da dört.

Potansiyel koca adayı sanatçımızın en çok sırtını seviyormuş. E herkes neyin üstünden para kazanıyor se onu seviyormuş. Bu aşk olayından önce kim takar Yalava Kaymakamını gibi değilmiydi kendisi. Bu rezaletle işleri açılıpta roller almadımı. Elbet sever sırtını.

Bu arada sanatçımız şu an sunuculuk yapıyor. Programında Amerikalı bir kadın, kocaman memeleriyle karpuz kırma şovu filanda yapıyor. Ekranda kaçıyorum kendisinden gazete sitesinde ilginç şov diye çıkıyor.

Barış Manço boşuna dememiş “bana sanatçı demeyin alınıyorum.” diye. Sanatçılık bunlara kaldıysa bizimde işimiz Allah’a kalır tabii…

5 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Aile, Burası Türkiye, Medya, Sanat ve Toplum, Sanat(!) Dünyası, Toplum, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

TTnet ADSL abonelerine ücretsiz mp3

03 Ocak 2008 yazar İbrahim Kutluay

Yıllardır olması gereken şey nihayet yapılıyor. Yıllardır telif hakkı sahipleri telif hırsızlığından dem vurup haklarını ararken bende şunu savunuyordum kendi çapımda. “Ben Mersine kadar giden bir arabaya binip, yarıyolda iniyorsam neden tüm yol ücretini vereyim.” Örneğin bir çok şarkıcı bir hit şarkının yanına işe yaramaz şarkıları doldurup kaset cd çıkarıp bizleri resmen kaz yerine koyuyordu. İnternet ve MP3 bu oyunun kurallarını değiştirdi. Artık işime yarayan şarkıyı alacağım, bir hit+ 9 işe yaramaz şarkıdan oluşan bir cd değil. Üstelik cd çizildi, kaset sardı derdide yok.

Sitede, en düşük hız ve kotaya sahip 1Mbps hız ve 4GB kotalı paket aboneleri standart üyelik kapsamında her ay sadece 10 adet müzik parçasını bilgisayarlarına indirip, dinleyebilecek. 1Mbps hız ve 4 GB kotalı paket haricindeki tüm ADSL abonelik paketleri sahibi kullanıcıları ise sahip oldukları TTNetMüzik Gold üyelik kapsamında ayda 500 adet müzik parçasını bilgisayarlarına indirebilecek, bu şarkı ya da şarkıları toplamda ayda 100 defayı aşmayacak sefer CD’ye kaydedebilecek ve taşınabilir müzik çalarlarında dinleyebilecek.

TTNetMüzik tarafından hakları özel olarak satın alınmış Tarkan’ın Metamorfoz’u gibi albümler de sadece Gold üyelerin kullanımına sunuldu. En düşük hız ve kotaya sahip 1Mbps hız ve 4 GB kotalı paket aboneleri isterlerse, 29 Şubat 2008 tarihine kadar ayda 2 YTL karşılığında gold üyelik haklarından faydalanabilecek. 1 Temmuz 2008′den itibaren bu fiyat, 5 YTL’ye yükselecek. Sitenin tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıda konuşan TTNet Genel Müdürü Okay Eğdirici, Türkiye’de geniş bant internet bağlantı sayısının 4,5 milyonu aştığını, bunlardan yaklaşık 4 milyonunun hanelerden yapılan bağlantılar olduğunu belirterek, bu noktaya sadece son 3-4 yılda gelindiğini ifade etti. Eğdirici, şunları kaydetti:

“Tüm limitsiz paketlerdeki müşteriler ve 1 MB hızlı, 4 GB indirme kapasiteli limitli paket dışındaki tüm limitli paket müşterileri 80 binin üzerindeki yerli şarkıya ve Tarkan’ın albümüme ücretsiz olarak ulaşıp bu eserleri indirip CD’lerine ve desteklenen mobil müzik cihazlarına en iyi ses kalitesiyle kayıt yapabilecekler. 1 MB, 4 GB’lik limitli paket müşterileri ise Temmuz’a kadar aylık 2 YTL ekstra bir ödemeyle bu haklara sahip olacaklar ve memnun kalırlarsa Temmuz’dan sonra 5 YTL’lik aylık ekstra ödemelerle bu hakları muhafaza edebilecekler.” Eğdirici, daha tanıtımı yapılmadan bu sabah siteden 23 bin kez şarkı indirildiğini belirterek, “Umarım bu rakam çok kısa sürede milyonlara ulaşır. Bu işi korsan olarak yapan tüm siteler de gündemden düşerler diye umut ediyorum” diye konuştu.

283 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Bilişim, Internet, Sanat(!) Dünyası , Yorum yok »

Serpil Örümcer’in İbretlik Durumu

09 Aralık 2007 yazar İbrahim Kutluay

Zaman gazetesinde gecenin bu vakti bir haber ilişti gözüme.  Sonunda bu konudaki yazılarıda siteye koymaya karar vermiştim ki bu olay tuzu biberi oldu.

Yaklaşık 5 -6 yıl önce kopan fırtınada bir daha gündeme gelmişti bu isim. Olaydaki esas oğlan Berkant sokakta kalan kızına sahip çıkmamıştı. Hatta Reha Muhtar tehdit ediyordu adamı, “Sen bu kıza sahip çıkmazsan bende haberleri senin şarkınla bitirmeyeceğim” diye. O esnada kızın annesinin Serpil Örümcer olduğu söylenmişti. Bir adamla imam nikahı ile evli olduğu onunda kızına destek veremediği belirtiliyordu. Kızın durumunu hala bilmiyorum o günden beri bu gün haberde öğrendim ki hepsi birden sokakta kalmışlar.Herkesin “bayan bacak” diye iç geçirerek baktığı kadın şimdi çöp toplayarak geçinmeye çalışıyormuş. Haberin tam metni aşağıda;

Bir dönemin ünlü ses ve sinema sanatçısı Serpil Örümcer, şimdilerde hayatta kalabilmek için çöp topluyor.

Ünlü olduğu dönemde sahnelerin en fazla tercih edilen sanatçılarından biri olan Örümcer, ibretlik hayatını “Yaşadığım hayatın bedelini ödüyorum. Benim bu halim gençlerimize ders olsun.” diye özetlerken, kendisine karşı yapılan vefasızlığı kaldıramadığından dolayı uzun süre psikolojik rahatsızlık yaşadığını ifade ediyor.

Serpil Örümcer, parıltılı yaşama adımını 14 yaşında atıyor. Samanyolu şarkısıyla meşhur olan Berkant’la evleniyor. Sanatçının çalıştığı gece kulübünde sahneye çıkmaya başlıyor. Ancak büyük aşk sadece 1 yıl sürüyor. Kızı Fulya’ya hamileyken eşini terk ediyor. O günleri anlatırken gözyaşlarını tutamayan Örümcer, “Bir deniz subayıyla nişanlıydım. Ama aşk gözümü kör etti. Birden yüzüğü atıp Berkant’la evlendim. Ama hayatımın ilk hatası buydu. Şimdi nişan bozduğum kişi emekli bir deniz albayı. Sözümde durmuş olsa idim çöplükte değil, evimin hanımı olarak başköşede olurdum.” diyor.

Serpil Örümcer bugün 54 yaşında. Kızı Fulya, torunları Onur ve Berkant’la birlikte sokaklarda yaşıyor. Ünlü iken sahne arkasında dönen dolaplara alet olmadığından dolayı bu hallere düştüğünü söylerken, “Ben hayatımı kazanmak için dürüst yaşamak istedim. Başkaları gibi yapsaydım bugün çöplüklerde olmazdım. Şanım yürür, ben de villalarda hanımefendi olarak yaşardım.” diye konuşuyor. “Kerize Bak Kerize” ve “Dert Dermanım” adlı şarkılarıyla ünlenen eski sanatçı, Berkant’ın, hem kendisini hem de kızını bir defa bile aramadığını iddia ediyor.

Örümcer, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Orhan Gencebay, Kamuran Akkor ve Osman Yağmurdereli gibi ünlü kişilerle o dönemde yakın arkadaş olduklarını; ancak kendisi bu hallere düştükten sonra samimi bir dostunun dahi kalmadığını belirtiyor. “Benim Allah’ım, kızım ve torunlarımdan başka kimsem yok.” diye ağlayan Örümcer, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ben şöhret, makam ve para neymiş gördüm. Bir dönem çok şeylere sahip oldum. Ama şimdi elimde bir şey yok. Allah’ıma şükür onurumla ekmeğimi çıkarmaya çalışıyorum. Çöp toplamaktan hiç utanmıyorum. Çünkü namusumla çalışıyorum.”

Örümcer, ünlü olmak için gece kulüplerinde ya da dizilerde boy gösteren, bir gecede şöhret olmak isteyen gençlere de, “Bunun sonu yok. Güzelliğiniz gittiği zaman sizin yerinize başkaları bulunur. Başkalarının perde arkasında yaptığı işlere kendinizi alet etmeyin. Kolay para kazanma yolunu seçmeyin.” diyor. Serpil Örümcer’in arkadaşlarından tek isteği ise kendisi adına bir gece düzenlenip kızı ve torunlarının sokaktan kurtulması için kafalarını sokacakları bir ev temin edilmesi.

Buyrun burdan yakın. Biliyorumki benim blogum RTE kadar etkili değil. Biliyorum belkide kimse bu yazıyı okumayadabilir. Ama sonuçta ben kibriti çakıyorum. Gelinli-kaynanalı aptal yarışmalardan fuhuşa düşenleri, adı manken kendisi başka birşey sofra kaşarlarını, gazoz kapağı artistlerini, sırtını babalara dayayıp iş kuranları, türkiye güzeli seçilip ordan daldan dala gidenleri yazacağım artık. Aslında yazıyorum zaten ama artık buraya da koyacağım.

Belki bir tane kız okurda, o hayal aleminin sonunun her türlü sonuçta fuhuşa çıktığını görür. Ne de olsa adı sanatçı bazıları;

  • Albüm satsın diye sansasyon için birileri ile yatıyor
  • Filmde başrol için rejisör yada yapımcı ile yatıyor
  • Gazinoya çıkmak için sahibiyle yatıyor
  • Para musluğu açılsın diye sosyeteden önüne gelenle yatıyor
  • Parası çoktur diye futbolcularla yatıp becerebilirse nikah kıydırmayı planlıyor
  • Canlı yayında bir geceliğine kendisine fiyat biçtiriyor
  • Haber spikeri olmak için kanalda etkin birileriyle yatıyor

Sanatçı olduğunu iddia eden erkeklerin birçoğu içinde durum aynı. Tabiki adam gibi işini yapanlara lafım da yok. Ama şimdi siz söyleyin karnı aç çocuğunun karnını doyurmak için mecburen bedenini satan biri ile sırf lüks özentisi ile bedenin peşkeş çeken birisi arasında hangi daha suçlu hangisi daha masum.

Serpil Örümcerin sonu herkese ibret olmalı. Özellikle de “Bir deniz subayıyla nişanlıydım. Ama aşk gözümü kör etti. Birden yüzüğü atıp Berkant’la evlendim. Ama hayatımın ilk hatası buydu. Şimdi nişan bozduğum kişi emekli bir deniz albayı. Sözümde durmuş olsa idim çöplükte değil, evimin hanımı olarak başköşede olurdum.” dediği kısmı herkes iki kere okumalı.

949 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Aile, Burası Türkiye, Din ve Yaşam, Sanat ve Toplum, Sanat(!) Dünyası, Toplum, Çöp Kutusu Haberleri, İnsan Manzaraları , Yorum yok »