Fenerbahçe’den Posta’nın Yalan Haberlerine Son (mu?)

08 Temmuz 2008 yazar İbrahim Kutluay

Malum yaz aylarında ligler tatil olunca spor basınında haber sıkıntısı had safhada. Böyle günlerde ne olur olsa olsa yeni yıldız trasferi haberleri ile gündem olur. Hele birde tutarsa. Vaktiyle Posta 4 yıl boyunca her sene Van Hooijdonk FB de diye haber haber yapmış ve yalancı çıkmıştı. 5. senede Pierre sonuda FB’ye gelince biz dememişmiydik demişlerdi utanmadan.

Tamamını oku »

496 - (Toplam) 2 - (Bugün)

Kategori Medya, Spor, Toplum, Çöp Kutusu Haberleri , Yorum yok »

Ahmet Çakar ve Bikini

11 Mart 2008 yazar İbrahim Kutluay

Türkiyede bazen “dilin kemiği yok” lafı doğru çıkıyor. Ama doğru çıkan başka şeylerde var. Sevilla maçından önce ahmet Çakar cidden akla mantığa göre doğru bir laf etmiş. Sevilla bir çoklarına göre favori idi. Ama Çakar “Fener geçerse mucize olur” dememişte “yenerse bikini giyerim” demiş. Ancak sonrada top yuvarlaktır diye eklemiş. Bir haftadır heres işi gücü bıraknış soruyor. Çakar ne zaman bikini giyecek. Çakar sözünde dursun vs vs vs. Kuzey Irak, enflasyon, ekmek zammı, Tansel Çölaşan’ın Hitler almanyası dönemini çağrıştıran sözleri unutlmuş, herkes Çakar’ın bu cümlesine takmış durumda.

Eee sayın Çakar burası  Türkiye, Laf var adama tükürdüğünü yalatır, Gaf var adama Tv binası taşlatır.

387 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Burası Türkiye, Medya, Spor, Toplum , Yorum yok »

Rizeli Oyuncudan İlginç Protesto

18 Şubat 2008 yazar İbrahim Kutluay

Genel olarak spor yorumlarına çok girmemeye çalışıyorum ancak bu sefer elde olmadı. Bu hafta FB - Rize maçında bir sporcunun en ilginç protestolarından birisi yapıldı. Rizeli oyuncu faul beklerken yan hakem oynayın diyince Rizeli oyuncu, ne hakeme koştu ne de sözlü itiraz etti, ne de el kol hareketi yaptı. Sahanın içinde göbek atmaya başladı… Faul kararı doğrudur yanlıştır onun yorumuna girmiyorum… Ama sporcu işte cidden böyle zeki ve ahlaklı olmalı.

1392 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Spor , Yorum yok »

Ahmet Çakardan insanlık dersi

29 Ocak 2008 yazar İbrahim Kutluay

Aykırı ve lafını esirgemeyen tarzı ile hakem eskisi yorumcuların iki gözdesinden biri olan Ahmet Çakar, geçen gün programında cidden aykırı ama vicdanlare seslenen bir hareket yaptı. Gerçekten beyefendi görünüşlü, vicdanlı Selahattin Amca, gözleri görmeyen bir yakınına ameliyat parası için yarışmaya gelmişti. Burası programın insanlık üstü kısmıydı ancak rakip hanımefendi, adeta “hoop kendinize gelin, burası tv sizde onu izliyorsunuz” diyordu. Rakip ideal televizyon tipi, Tarkan müziğini duyunca salınan, kırıtkan, yılışık ve bilgisiz bu “çağdaş-modern” hanımefendi tam da çağımıza ve kendisine yakışır şekilde “Ben inanmıyorum bu kör kız hikayesine” mealinde bir iki laf etti.Kendi edasına karşı rakibinin yani Selahatin Amcanın duygu sömürüsü yaptığını hesaplamıştı. Ne yaptı Ahmet Çakar biliyor musunuz?..
Reytingin ete kemiğe bürünmüş hali o parlak rujlu, kırmızı trikolu, kül yutmaz ve uyanık bayana kapıyı gösterdi… Evet kırmızı kartı gösterip diskalifiye etti. Olayı Yüksel Aytuğdan alıntılayayım.

FOX TV’de Ahmet Çakar’ın sunduğu Şansa Bak’ın bu haftaki yarışmacılarından biri, arşiv memurluğundan emekli 67 yaşındaki Selahattin Uysal’dı… Selahattin Amca, nesilleri giderek yok olmaya yüz tutan İstanbul beyefendilerinden biriydi. Belki de yıllarını dört duvar arasında Osmanlı tarihine adadığı ve dış dünya ile fazla içli dışlı olmadığı için bu denli “steril” kalmayı başarabilmişti. Osman Amca kendisine “enişte” diyen bir ahbabının küçük kızının görmeyen gözlerine yeniden ışık kazandırmak adına ameliyat parası bulmak için yarışıyordu. Kızın acıklı hikayesini göz yaşlarıyla anlattı. Meğer küçük kızda gizli şeker varmış ve hastalık sinsice göz sinirlerini kemirmiş. Bir gün, öğle ışığı evlerini aydınlatırken, küçük kız içeriden annesine seslenmiş: “Anne ne oldu? Elektrikler mi kesildi?” O dakika küçük kızla birlikte tüm ailenin hayatı kararıvermiş. Selahattin Bey yarışırken, 43 yıldır aynı yastığa baş koyduğu sevgili eşini de yayına bağladılar. Kadıncağız, utana sıkıla bir anıyı anlattı. Selahattin Bey iş için Afyon’da bir köye gitmiş. Orada üşüyen bir yoksul köylüyü görmüş. Sırtındaki ceketi adama vermiş ve buz gibi havada İstanbul’daki evine gömlekle dönmüş!.. Anlayacağınız; Selahattin Bey acil olarak koruma altına alınması gereken, yolu yanlışlıkla dünyaya düşmüş bir iyilik perisiydi… Ama gelin görün ki, yarışmadaki hanım rakibi, Selahattin Amca’nın öyküsüne inanmadı. Hatta onun “rol kestiğini” ima eden sözler sarf etti. İşte o anda sunucu Ahmet Çakar’ın gözlerinde çakan kıvılcımları fark ettim ve “Eyvah, şimdi fırtına kopacak” dedim. Yanılmamıştım. Çakar, kadını kovarcasına yarışmadan diskalifiye etti. Bana göre gösterdiği kırmızı kart, tüm hakemlik kariyerindeki “en anlamlı ve doğru” karardı… Dünya iyisi Selahattin Amca, 212 bin YTL’lik final sorusunu yanıtlayamayacağını anlayınca Çakar’ın önerdiği 30 bin YTL’lik teklifi “Kızımıza belki bir nebze de olsa yararı dokunur” diyerek kabul etmek zorunda kaldı. Çünkü final sorusunda bezik oyununun kaç kağıtla oynandığı soruluyordu. “Steril” Selahattin Amca hayatta eline iskambil kağıdı almamıştı ve satrançtan başka oyun bilmiyordu… Ahmet Çakar, programın sonunda vicdanlara seslendi. “Buradan öncelikle göz hastanesi sahiplerine, olmazsa FOX yönetimine, olmadı programımızın yapımcısına sesleniyorum. Bu kızın derdine çare olun. Hepinize yalvarıyorum. Olmadı, bunu ben cebimden karşılayacağım…” Yıllardır sözde Ermeni soykırımı için Osmanlı arşivlerinden çıkacaklar konu edilip durulurdu. Bana göre en değerli bilgiyi arşiv memuru Selahattin Amca getirip, önümüze koydu: İnsanlık henüz ölmemişti…

Bence Ahmet Çakar teşekkürü cidden haketmiş. Hakem olarak hataları olmuştur, katlettiği maçlar, yorumcu olarak taraf tuttuğunu düşündüğüm günlerde olmuştur. Gene de bu olay alkışı hakediyor.

345 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Aile, Burası Türkiye, Medya, Sanat ve Toplum, Spor, Toplum, İnsan Manzaraları , Yorum yok »

Sivasspor’a yardım için maaş kesintisi

26 Ocak 2008 yazar İbrahim Kutluay

Bu yıl malum ligde bir Svias spor fırtınası hakim. Taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan bu takım tuttuğum Fenerbahçenin tek bir futbolcusu olan maliyetile hala ligin tepesinde… Takımı ve antrenörü tebrik etmek isterim. Ancak Sivas imkanı cidden kısıtlı bir takım ve SMS ile 5 YTL değerinde bağış kampanyası başlatmışlar. Buraya kadar herşey iyi güzel. Ancak ismi saklı bir öğretmenin gazeteye yazdığına göre takıma yardım için il ggenelinde memurlardan 10′ar YTL kesilip gönderilmiş. Öğretmenin isyanı aynen şu şekilde “Ben maaşı zor yetirirken Ferrari’ye binecek sporculara para kesilmesi bana çok dokunuyor.”

Sizcede haklı değilmi.

Bu olay aklıma  iki şeyi getirdi.Fb den giden Tayfur 2 yılda BJK ile vergiler hariç kemiksiz 650 milyar liraya bir yıllık imza attı. BJK yöneticisi açıklama yaptı. “Tayfur bizi üzmedi, o gerçek bir Beşiktaşlı.” Dikkat beyler. Kemiksiz 650 milyar.

Ondan önceki yıl ise GS bülent Korkmakz’a kemiksiz 390 milyar lira önerdi. Vergi hariç. Vergileri takım ödeyecek. Yani bu para net rakam. Üstüne birde primler vs var… Bülent’in açıklamaları hala gözlerimini önünde. “Çocuklarımın rıskından kesemem”…

Ben demek istediğimi dedim. Gerisini başkaları düşünsün.

234 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Spor, Toplum , Yorum yok »

Kadıköy Geleneği

09 Aralık 2007 yazar İbrahim Kutluay

Bugün malum ezeli rakip, ebedi dost GS ile maçımız vardı. Açıkçası favori olunan maçlardan korkarım ben ve medya FB alır dedikleri için biraz endişemde vardı. Neyseki takımım beni utandırmadı ve maçı güle oynaya aldı. Maçı kazandık sevindim; ama kimseye telefon açıp gıcık vermedim.

Maçtan aklımda kalanlar bazı ters hareketler ve 70 lik bir amcanın ağzının dolusunca belkide torunu yaştaki ardaya küfrüydü. Maç oynandı bitti. Sahada birbirine dalanlar tokalaşıp ayrıldı, sen neden bunu yaptın be amca.

Gelelim diğer olaya.  BJK li Batuhan malum 16 yaşında, FB maçında karçırdığı pozisyonda neden pas vermedin diyenlere verdiği cevapta şunu demişti. “Kral yapmayacaksın, kendin kral olacaksın”. Batuhan şimdi pafta… Ne olmuş derseniz maşın bir anı var orda Semih pası verse kale boş ve belki tarihi fark gelecek. Ama o cimrilik edip kendi vurmayı seçti. Hadi bunda GS kötüydü   maçı aldık. Ama buna benzer bir şeyi 2 sene önce gene yaşadık biz. Volkan salakça gol yediği PSV maçından bahsediyorum. Maçta FB öndeyken Nobre bomboş Anelkaya pası vermedi, gol kaçtı ve Schalke önünde maçı zor kurtardık… O gol olsa adamlar havlu atacaktı.

Oyuncuları egoistlikle suçluyorum ama genelde sporda golü atanlar hatırlanıyor, pası verenler pek değil. Örneğin Tanju rekoru perçinlesin diye topu çizgide durdurup bekleyen oyuncunun adını kaç kişi hatırlar ?

264 - (Toplam) 2 - (Bugün)

Kategori Spor , Yorum yok »

Beşiktaş İsyanlarda Ama

04 Kasım 2007 yazar İbrahim Kutluay

Fanatik olmasamda Fenerbahçeli olduğum bilinir. Bugün Fenerbahçe 6-7 yılık aradan sonra tartışmalı bir sonuçta olsa stadımızda devirip bir tabuya son verdi. Beşiktaş kanadı hakeme 90+5 te çıkmayan gol kararı için kızıp hatta lige paf takımla çıkma tehdidi savurdu.Federasyona isyan had safhada idi.

Benim görüşüm ise bu işin danışıklı dövüş olduğu şekilde. Neden derseniz;

  1. Kadıköyde maç kaybetmeme geleneğinin başladığı sene Bşiktaş bizi stadımızda yenmiş ama FB önce iken bariz ofsayttan atılan bir golün sonucu takım kontrasyonu bozulmuş ve o maçı kaybetmişti Fenerbahçe. Kaybedilen sadece o maç değildi. Kendi evinde en çok ardarda kazanan takım dünya rekorumuzda gitmişti. BJK lilerin tek yaptığı “hakemlerde hata yapar” demekti.
  2. 3 yıl önceki maçta Emre Aşığın hareketine sahip çıkan gene aynı başkandı. açıklama “futbolun içinde bunlar olur. FB liler öğce yenilgiyi hazmetmeyi öğrensinler” şeklindeydi.
  3. Konya maçında durumu FB lehine 2-1 yapan Anelkanın faüllü golüne pankartlar açıp daha sonra Burak’ın bariz elle attığı golü savunan da gene aynı Beşiktaş yöneticileriydi. Gerekçe basitti. “Futbolun içinde bunlar olur. Fenerbahçeliler kurnazlık yapıp iki pozisyonu bir tutmaya kalkıyor”.
  4. Aynı sezon  kupada ve ligde rakibimiz olan takım yöneticileri yemekte yakalanıp hayırlı temenniler de bulunmuşlar ve bunun ardından GS-BJK maçına ait bahisler şike korkusuyla durdurulmuştu. Maç nasıl olduysa son 15 saniyede atılan golle kaybedilmişti ancak herkes Cordobaya kızarken GS defasını 3 e 1 yakalayan BJK nin nasıl olupta geriye pas yaptığını sorgulamamıştı.
  5. Sonra Denizli maçında kimlik fotoposiyle ikametgahla bilet satışınıda gördük.İsviçrede yapılana kızarken aynısını bize vatanımızda da layık görmüşlerdi. Konfetiler vs eşliğinde dünyanın her yerinde tatil edilmesi gereken maç onlarca faul eşliğinde kesilip şampiyonluğumuz çalınırken de BJK den çıkan ses aynıydı. “FB liler ağlamasınlar, oynayıp yenselerdi”
  6. Kupa finalinde BJK li Okanın havada uçan tekme gibi hareketine FB  aleyhine gol veren hakeme de  itiraz etmedi BJK, 2. goldeki Tümer’in Tuncay’a  faulünede.
  7. BJK - GS - TS - Federasyon ve  Hakem cephesinden kimse adeta bu çalıntı kupa ile BJK başkanının Federasyon Başkanının babasını neden ziyarete gittiğini de sorgulamadı. BJK’li yöneticinin savunması basitti. “FB başarısız. Kupamı almış k. Ligde kupa yok, bu kupayıda biz aldık zaten”
  8. Geçen seneki kupa finalinde çıkan isyanlar dünyanın bir ucundan duyulurken de BJK liler “çalıntı kupa” sevinciyle”futbolda bunlar olur. Hakemlerde insandır hata yapar” diyorlardı.

Şimdi gelelim senaryoya ; BJK başkanı bakar ki kimi getirse olmuyor. Kulüpte borçta gırtlağı aşmıştır. Del Bosqueye ve Tiganaya boşa ödenecek olan paraları ödeyecek kaynakta yoktur.  Önceki başkan gibi bir bahaneyle tüyme yolunu denemeye karar verir. Ancak kulübü kendisine borç verdiği dolarcıklarından vazgeçmeyi de düşünmediğinden  böyle bir isyan durumu oluşturmayı tercih etti. Çünkü defalarca gelmeyi düşünen önce alacağımı öder diye açıkça posta koyduğu zaten bilinmektedir. Akrabasından (Federasyon Başkanı olur) yardım ister ve  üç beş maç aleyhe düdükler çalınır. Şimdi camia isyandadır ancak üç- beş maç sonra kongre üyeleride taraftarda istifa diye bağırmaya başlayacaktır. Bu durumda da başkan borcunun birileri tarafından üstlenilmesi durumunda istifa edip giderse ve bol keseden harcadığı paralar kulübün kasasından ödenmiş olacaktır.

Şimdi gelelim maça;

  • FB Roberto Carlos’u getirirken adı bile duyulmamış Diatta ve Higuain’i BJK neden almıştır.
  • Yukarda sadığım bir sürü BJK lehine hatada ses çıkarmayan yönetim neden birden her yere savaş ilan etmiştir.
  • Yakın mesafeden kaçırılmayacak golleri atamayan BJK forvetlerini neden kimse görmez. Bu oyuncuların egoistliği konusunda kim ne önlem alacaktır.
  • Hakem eğer taraflıysa FB’ nin ofsayt golünü neden iptal etmiştir.
  • Hakem eğer taraflıysa FB önde iken neden maçı 5 dk uzatmıştır.
  • Hakemin pozisyonda çaldığı düdük heryerden duyulurken BJK liler neden ısrarla oyuna devam etmiştir.
  • Hakem eğer taraflıysa neden FB lehine bir kaç frikik ve penaltı uydurmamıştır.

249 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Spor , Yorum yok »

Kezman Kimin Kızı !!!

08 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Sevgili anneciğim bu akşam üstü yere yıktı beni gülmekten. Komşunun oğlu bizde. Kayseri 1-0 önde. Çocuk Kezman’a getirdi lafı.  Şöyle, böyle konuştu kritik yaptı kendi çapında.  Asıl bombayı annem  patlattı. “Bu Kezban kız adı, futbol mu oynuyor bu, hangi takımda” demesin mi… Eee annemin zamanında futbol mu vardı. Kadın haklı. Ahlaksız işlerden uzak durduğu için sevdiği tek futbolcu Hakan Şükür. Öyle olunca normal yani. Sen çok yaşa emi ….

205 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Spor , Yorum yok »

Metin Oktay Forması

03 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Haber Vatan gazetesinde “Galatasaraydan büyük Vefa ” başlığı ile veriliyor.  Şimdi normalde bu konulara çok girmek istemiyorum ancak bu konuda yazmak artık farz oldu. Bir çok kulüp bu olayı yapabilir üstelik bu çok ta hoş karşılanabilir. Ne bileyim örneğin NBA’da bazı takımlar bazı formaları emekli ediyorlar. Örneğin 33 nolu oyuncu basketbolu bıraktı takımında efsane ismiydi. formasını artık kimseye vermeyip emekli edebiliyor. Bazılarıda haliyle formalarını basabilir.

Metin Oktay tartışmasız büyük golcüydü. Taçsız Kral’dı. Ben onun çağına yetişmedim. Ben yetiştiğimde spor yazarıydı. Ölümünü biliyorum sadece. İşte sorunda bu yani tam olarak zurnanın zırt dediği yer. Galatasaray anı formalarını çıkarıyor Kral’ın. Bu forma haliyle ucuz değil. 70-80 YTL olacak en az. Ne satsak kardır denildi heralde ancak, örneğin şöyle bir açıklama yapılsa daha hoş olmazmıydı “Elde Edilen Kar Mehmetçik Vakfına aktarılmak üzere”…

Siz söyleyin ilk başlığı görünce formaların VEfa için basıldığına cidden inananısınız geldimi.

309 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Spor , Yorum yok »

Skor Yazarları

02 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

Çelişkileri not etmeye okyanuslar mürekkep olsa yetmez. Sadece şu an aklıma gelenleri yazacağım.

  • Fb; İnteri yendi Zico padişah oldu. Saltanat bir hafta sürdü.
  • Fb Galataray’a  6 gol attı Lorant Kral oldu, Konyada tuhaf bir maç oynandı kovuldu.
  • Ersun Yanalda Vestel’de üç dört maçta almadığı övgü kalmadı, iki üç maç ardarda kaybedince eleştiriler ayyuka çıktı.
  • Sergen heç maçta yerin dibine sokulurdu, Chelsea’e iki gol attı, birden herkes övmeye başladı.
  • Fatih Terim 2.kez Galatasaraya gelirken imparatordu. FB ‘den 6 gol yedi. Yerden yere vuruldu.
  • Hakan Şükür 2002 kupasında yerden yere vuruldu. Ama aynı Hakan Avusturyayı ezdiğimiz baraj maçında göklere çıkarılmıştı.
  • Hakan şükür Avrupa şampiyonasında yerden yere vuruldu. Belçikaya 2 gol birden atınca çok sert eleştirdi medyayı. Medya (Hıncal Uluç) çıkıp “evet öyle yaptımki hırslı oynasın” gibi garip bir savunma yaptı.
  • Tuncay giderken “cesur yürek” vs diye uğurlandı. Şimdi ise yerden yere vuruluyor (Sankş o golleri hiç kaçırmamış gibi)
  • Kazım Kanat Del Bosque’ yide Tigana’yıda bir maç övdü diğer maç yerin dibine soktu.
  • Ailton bir gol attı, “Bayılton” diye lakap takıldı övüldü, sonra gerçekler ortaya çıkınca yerden yere vuruldu.
  • Beşiktaşa çakılı defans oynatan Milne, her yıl avrupada döküldü ama övülmeye devam etti.
  • Aynı Milne komisyonu bol alacağı, halısahada bir oynamayamacak bir sürü döküntüyü transfer etti yıllarca (Nartallo desem yetermi) kimse takmadı. son veda maçında 89 da yediği golle derbiyi kaybetti eleştirildi.
  • Ali Şen ne dese olay oldu, ama gittiği zamanlarda takımın yıkntı durumda olduğu hatta bir seferinde küme düşmekten son anda kurtulduğu hep unutuldu.
  • FairPlay diye yırtınan adamlar Özhan Canaydın’ın 6 Kasımda ki alkışlarını “her golde alkışlanmazki” diye tuhaf buldular ama hakemlere taş atıp çattığında göklere çıkarıldı ve hakkını arayan adam muamelesi yapıldı

Gerisini yazmaya gerek yok. Siz bunlara ne derseniz deyin. Ama spor yazarı olmadıkları kesin.

171 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Kategori Medya, Spor, Toplum , Yorum yok »

« Önceki sayfa