Yunanlı Bir Gemi Kaptanı- Çiftçi Kostas - Kurtuluş Savaşı ve Fenerbahçe Üzerine

19 Nisan 2008 yazar İbrahim Kutluay

Küçük kardeşim bir limanda Gemi Kontrol sorumlusu ile devlet hizmetinde çalışmaktadır. Limanda oldukça büyük bir limandır. Haliyle oaraya giren çıkan her milletten gemiye inip çıkmakta ve her milletten insanla tanışmakta. Geçenlerde bana bir olay anlattı. Yunanlı bir kaptanla tanışmış.

Tamamını oku »

2947 - (Toplam) 2 - (Bugün)

Kategori Atatürk ve Atatürkçülük, Ermeni Dosyası, Siyaset, Tarih, Toplum , Yorum yok »

Atatürk’ün Ölümü ve ABD’nin 200 Dolarlık Çelenk Bütçesi

15 Ekim 2007 yazar İbrahim Kutluay

1923′te Şubatında yani ülkemizin düşman işgalinden temizlenmesinden dört ay sonra ve Cumhuriyetin ilanından dokuz ay önce, Mustafa Kemal, Amerikan halkına hitaben, Lozan Konferansının kesintiye uğraması nedeniyle, ABD Senatosuna bir mektup gönderir. Mektup şu şekildedir.

Büyük Amerikan Milletine,

Siz zulüm ve zorbalığı kendi vatanınızdan uzaklaştırdınız. Siz, uzun ve kanlı bir mücadeleden sonra kendi özgürlük ve bağımsızlığınızı kazanarak halk egemenliğine dayanan demokratik bir devlet ve güçlü bir uygarlık kurdunuz. Yer kürenin diğer tarafında diğer bir ulus var ki, o da aynı özgürlük, aynı bağımsızlık ve aynı demokrasi uğrunda mücadele ediyor, kan döküyor. Bu ülkünün arılık ve yüceliğine karşı düşüncelerinizi yanıltmak istiyorlar. Bu propagandayı yapanlar, ya bir takım cahil tutucular veya yeni kazandığımız özgürlüğü kaldırmak ve bizi ondan mahrum etmek isteyen gizli ve açık düşmanlarımıza alet oluyorlar. Yalanlara ve iftiralara inanmayınız. Özgürlük ve bağımsızlık uğrunda savaşan ve tıpkı sizler gibi dünyada ilerleme ve adaleti sağlamak için samimi bir surette mücadele eden Türk halkına kalbinizi açık bulundurunuz.
Gazi Mustafa Kemal

Bu mektup, Amerikan Senatosunda 26 Şubat 1923 günkü oturumda, Senatör Mr. Oven’in önerisi üzerine, okunarak zapta geçirilmiş ve bu olaydan dört hafta sonra, Mustafa Kemal, ünlü ‘TIME’ dergisine kapak olmuştu. Bu ‘Dostluk eli’ne, en anlamlı (!) cevap, tam onbeş buçuk yıl sonra geldi.

10 Kasım 1938′de, Türk Milleti, acıların en büyüğünü yaşıyordu, Atatürk ölmüştü. Durum, bütün ülkelere resmen bildirildi. Afganistan’dan Finlandiya’ya, Japonya’dan Letonya’ya kadar bütün ülkeler cenazeye en büyük seviyede heyetlerle katılacaklarını bildirdiler.

Atatürk’ün en çok savaştığı ülke İngiltere, özel bir ‘zırhlı’ ile gönderilen ve başında, onun Anafartalar’da denize döktüğü kıtaların komutanı Mareşal Lord Birdwood ve İngiltere’nin Akdeniz Filosu Başkomutanı Oramiral Dudley Pound olmak üzere, kalabalık bir heyet ve 12 subay 160 erlik bir tören kıtası ve 56 mevcutlu bir bando ile katılırken, dünkü ‘düşman’ Yunanistan, başında Başbakan Metaxas olmak üzere, 12 kişilik yüksek bir heyetle cenaze töreninde bulunacağını açıkladı.

ABD’den ise, uzun süre cevap gelmedi. Sonunda, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi, 18 Kasım 1938′de, Ankara’daki Büyükelçiliği’ne gönderdiği yazıda, törende ABD’yi, sadece Büyükelçi’nin temsil edeceğini bildiriyordu. Yazıda, asıl enteresan (!) olan ifade, şöyle idi:

‘…ABD Büyükelçiliği’nden alınan bir telgrafta Amerikan Hükümeti adına cenaze töreninde kullanılmak üzere, 300 dolarlık bir çelenk yaptırılması için büyükelçiliğe yetki verilmesi önerilmiş; ancak ABD Dışişleri Bakanlığı bu bedeli yüksek bulduğundan, büyükelçiliğe 200 dolar harcama yetkisi verilmiştir’.

Metinde www.maxclubin.com sitesinden alıntılar yapılmıştır. Kendilerine bu anlamlı metni internete koyarak gözlerimizi açmamıza yardımcı oldukları için teşekkür ederim.

Sanırım şimdi Ermeni tezleri, Wilson Prensipleri ve nasıl olupta savatşa bir sürü ülke yenildiği halde bir tek Osmanlı Devletinin işgal edildiği anlaşılmıştır.

518 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Atatürk ve Atatürkçülük, Ermeni Dosyası, Siyaset, Tarih, Toplum , 4 Yorum »

Buharlı Lokomotifle Osmanlının Çöküşünün İlişkisi

15 Eylül 2007 yazar İbrahim Kutluay

Tarih kitaplarına baktığınızda Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü çeşitli etkenlere bağlanır.

  1. İmparatorluğun doğal sınırlarına ulaşması
  2. Ganimet gelirine dayalı gelirlerin düşmesi
  3. Öşür sisteminin çökmesi
  4. Yeniçerilerin bozulması ve laçkalaşması

Öncelikle kabul etmek gerekir ki ülkeniz ne kadar büyük olursa o günün şartlarında o kadar kalabalık ve düzgünce dağıtılmış lojistik durumu iyi bağlanmış bir orduya ihtiyacınız var demektir. Yükselme dönemindeki Osmanlı bilime teknolojiye açıktı. yurt dışından gelen insanlara yıkım etkisi yüksek topların yaptırılması buna örnektir. Oysa zamanla teknolojide geri kalındı. Afrikanın kuzeyi ile  başkent İstanbul arasında bir köprü kurmakta haliyle öyle kolay değildi.

Üstelik Osmanlıda azınlılar askerlik yapmıyordu… İngilizler örneğin bir çok savaşta sömürge ordularını  düşmanın üzerine salıp yıpratma ve ardından asıl darbeyi vurma yöntemini benisemişlerdir.

Benim fikrim şu; eğer Osmanlı teknolojide devrinin çok gerisinde kalmasa ülkesini korumakta bu kadar sıkıntıya düşmezdi…  Örneğin bir buharlı lokomotif  100 sene önce bulunsa ve Osmanlı bunu alıp kullansa ülkenin bir ucundan bir ucuna çok daha kolayca insan, asker, malzeme ve silah nakledilir Osmanlı bir çok savaşı sudan sebeplerle kaybetmezdi.

210 - (Toplam) 0 - (Bugün)

Kategori Tarih, Toplum , 2 Yorum »