Bazen ekranda haberler görüyorum… Genelde sonu hayırseverlerden ve devletten yardım bekliyoruz diye biten. Bazısına seviniyorum yardım edilince ama öyle şeyler görüyorum ki “yahu ben vergimi siz yiyin diyemi ödüyorum” diyesim geliyor…
Kökenim Şanlıurfa’dan gelmedir. İşte size yurdumdan bir manzara. Adam akrabası ile evleniyor. Derken 1. Çocuk doğuyor zihin özürlü, 2. çocuk doğuyor o da aynı. 3. 4. 5. 6. 7. 8. doğuyor hepsi zihin özürlü. Adam çağırıyrıyor gazetecileri, “evim tek göz, banyo mutfak yok, işim yok, devlet bize yardım etsin”…
Ey benim uçkuruna düşkün, dinden habersiz kardeşim. Peygamberimizin zamanında bile endirekt uygulanan aile planmasını hiç mi duymadın. Çocukların en büyüğünün yaşı 18. en küçüğü ise 6 aylık. Demek ki mutlaka duydun. Peki neden uygulamadın. 1. öyleydi belki diğeri nomal olur dedin devam ettin, 2. 3. yü de anladık. 4 ten sonra neden devam ettin.
Yıllar önce gene akraba evliliği yapan birisinin ardarda 9 tane sağır kör ve dilsiz çocuğu olmuştu. O da belki birisi sağlam olur diye çocuk yapmaya devam etmişti. Sonra o da aynı şekil de “devlet bize yardım etsin” demişti…
Düşünün okulu kazanmış fakir genç devlet buna tabiki destek çıksın. (Bana vaktinde verilen eğitim kredisi gibi)… Okulu kazanmış köylü kız. Devlet bunu tabiki yatılı okutsun. Kocası şehit bayan. Devlet tabiki buna aylık bağlasın çocuğuna burs versin… Evladı tarafından sokağa atılmış yaşı başlı anne babalar devlet tabiki bunlara kol kanat gersin. Cami avlusuna bırakılmış çocuk, tamam onu peydahlayan suçlu ama devlet o çocuğu tabiki ölüme terketmesin ve sahip çıksın.
Ama birileri işi yokken, sırf uçkurunun keyfine 8-10 çocuk yapıpta devletten yardım beklemesin. Eliyle eden başıyla çeksin.
Şimdi birileri bana kadere inanmıyormusun diyebilir. Benim cevabımsa şudur, islamın ilk dönemlerinde bile sahabeler azil denen ve teknikle hamileliği engelleme yoluna gitmişler ve kimse onlara kadere inanıyormusun diye sormamıştır değil mi.
Tamam rızkın kefili Allahtır. Ama Allah sadece rızkın kefilidir. O rızkı gönderir de insanlar bunu sigaraya, kahvehane köşelerine harcıyorsa, sonra da alakasız yere 8-10 (hatta 40-50) çocuk yapıyorsa suç kimde ?
Durun daha bitmedi. Mersin’ de 116 yaşındaki adam evlenmiş. Hemde 70 yaşındaki üvey kızıyla. İlk isteği gene devletten. Devletin kendisine bakmasını istiyormuş dedemiz. 9 çocuk ve 5 torunu olan Hüseyin dede, başından geçen 2 evliliğin ardından üvey kızı olan üçüncü eşiyle çok mutluymuş. Hüseyin dede, ‘Devletin bana sahip çıkmasını istiyorum. Ailemiz bize bakmıyor. Hiçbir güvencem yok. Yeni evliyim, eşimin sıkıntı çekmesini istemiyorum’ diye konuşmuş.
Tamam yaşlısın dedem de. Git yardım iste. Devlet sana baksın hadi amenna da bu evlilik neyin nesi. Onu geçtim senin islam dininden haberin de yok galiba. Çünkü üvey kızlar, üvey babalarına kıyamete kadar haram kılınmıştır ve nikahlanamaz (Tabii bu kızın annesi ile zifaf olmadan geri boşanılmış ise o ayrı)…
Kısaca nerden baksan elinde kalan bir konu.
1236 - (Toplam) 2 - (Bugün)
devlet beni bankaların elinden kurtarmıyorki ne yapayım bende canıma kıyıyorum