Fukaralık Şovu

Yazıyı yaptığım bazı araştırmalardan sonra yeniden düzenledim. Bir aile düşünün. Eksi 5 derecede sokakta kalsın ve devletin yardım teklifini ise kabul etmesin. Üstelik kendince haklı tekliflerde bulunsun. Gözyaşı dökerek yardım istesin ama, yoğun ilgi görünce yapılan yardımları beğenmesin…

Geçtiğimiz günlerde “Devlet yardım etsin ama neden” diye bir yazı yazmıştım. İşte günümüzde insanlarımızın durumunu gösteren bir vurucu örnek daha. Olay Gaziantep’te geçiyor. İnşaat işçisi baba ve ailesi, parasızlık yüzünden evlerinden atılır ve eksi 5 derecede sokakta kalır. Baba inşattan düşüp sakatlandığı iddiasındadır. Büyük ihtimal bu doğrudurda. Basın mensuplarıyla konuşan anne, 5 çocuğuyla soğukta çok zor günler geçirdiklerini belirterek, “Ben devletten, büyüklerden ve hayırseverlerden bir tek sıcak yuva istiyorum” der. Buraya kadar herşey normal.

İşler buradan sonra karışıyor. Ailenin durumunu öğrenen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, yardım etmek için talimat verir. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İdari İşler Müdürü Ercan Karakoyunlu, ailenin yanına giderek 1 yıllık ev kirası, elektrik, su ve gıda yardımlarının yapılacağını söyler. Anne ve baba yardımı beğenmeyerek geri çevirir. Kendisinin teklifi ise farklıdır. Baba, “Tapulu ev isterim” diyerek belediye görevlilerini ve gazetecileri şaşırtır ve aile, vatandaşların çabalarına rağmen ikna edilemez.

Düşünüyorum da anlamıyorum. Ben mi çok safım, millet mi çok kurnaz. Ben 34 yaşındayım ve topluma görede iyi bir maaşım var ama henüz evimde yok arabam da yok. Vergimi ödüyorum. Kaçak, elektrik ve su da kullanmıyorum. Bu ülke için sen benden fazla ne yaptın ki tapusuyla birlikte ev istiyorsun. Ben mecbur muyum kendi vergimle sana ev alınmasını seyretmeye.

Bir zamanlar birde gecekondu yüzsüzleri vardı. Adama soruyorlar “Gecekondu olsun mu olmasın mı” diye. “Olmasın kardeşim, bu ne böyle ipini koparan geliyor” diyor. Biraz sonra röportajı yapan işi kurcalayınca bakın ne buluyor. Bunu diyen adam bahçeli gecekondu yapıp tapusunu almış. Sonra oğullarınada yapıvermiş ve onlara da tapuyu alıvermiş. Sonra ne olmuş. Bir müteahhide kat karşılığı verip 3-5 daire alıvermiş. Oturduğu kadarında kendi oğulları oturacak, geriye kalnında kirasıyla geçinecek.

Sosyal devlet filan tamam da. Bu devlet hiç mi benim haklarımı korumayacak. Araştırınca buldum ki ailenin 19 yaşındaki oğlu onları terketmiş. O çalışmayıp onlara bakmaya tenezzül etmiyorsa benim bunda suçum nedir. Üstelik zaten aylarca kira yardımı almışlar, başka yardımlara söz veriliyor ama istemiyorlar.. Adam karnım aç diyor, “buyur çorba var” diyorsun “hayır ben kebap istiyorum” diyor. Burada şu ayrımı da koymak lazım benim tepkim adamın verilen yardımı beğenmeyip ev istemesine aç kalmamak. Yani madem açsın önce günü kurtar gerekirse gene yap yapacağını ama “ya ev verirsiniz yada ben çoluk çocuğumu soğuktan ölmeye mahkum ederim” diyorsanız, o zaman siz babalık nedir bilmiyorsunuz derim.

874 - (Toplam) 1 - (Bugün)

Bu yazı Adalet, Aile, Burası Türkiye, Din ve Yaşam, Toplum kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Fukaralık Şovu için 1 cevap

  1. Bu yazıya bazı arkadaşlar tepki gösterdiler. Bazı linkleri de delil olarak gösterdiler. Onlara göre adam iş kazası sonucu çalışamıyordu… Bense bu adama yardıma karşı çıkan deyim yerindeyse burjuva idim.

    Arkadaşlar bilmeden etmeden suçlamayın. Biz burada bir yaklaşımı eleştiriyoruz. Ben 2. dünya savaşı yıllarını dinledim rahmetli babamdan. Urfa da bir adam evini 1 elek una değişmiş. Söylediği şu ; “ev olmuş aç olmuşum neye yarar, bu una birazda ot filan katarım, çocuklarımı 3 gün idare eder sonrası Allah kerim”… Bildiğiniz gibi o yıllarda ülkede kıtlık yoktu. Sadece savaş hali diyerek halkın elindeki ekinlere birazda zoraki el konuluyordu. Neyse konumuz bu değil.

    Konu şu; çalışsabilsin veya çalışamasın. Bu adamın 1. görevi çocuklarını açlıktan ve soğuktan korumak mı değil mi ?

    Bence tam olarak bu. O zaman girersin kirasını belediyenin, ödediği eve. 1 yıl boyunca masrafın olmaz biriktirebilirsen birazda para biriktirirsin. Adresin belli değil diye okula gönderemediğin için ağladığın çocuklarında okula gider. 1 yılın sonunda şimdi ne olacak dersin tekrar yardım istersin. Bu memlekette hiç mi vicdan sahibi kalmadı. Gene birileri yardım eder. Ama sen ne yapıyorsun. Millet yardım ediyor. Hayır diyorsun illede tapulu ev. Peki diyelimki ev verdiler. Çocukların ne yiyicek taş mı ?

    Onu geçtim. Ben 35 yaşındayım… Adam 36-37 kimi gazeteye göre 5 kimine göre 6 çocuğu var. Madem gücün yok, sigortan yok, bu devirde hiç mi aile planlaması diye bir şey duymadın. Şimdi ağlıyorsun ama geçmişte düşünmen lazım dı…

    Deniz Fenerin de 80 yaşında bir nene görmüştüm. 16 – 17 yaşında bir kız torunu vardı. O nene aman torunuma takılan eden olur diye o kızı çalıştırmayıp, kendisi tartıcılık yapıyordu. 3-5 kazancıylada ne bulursa ekmek, su yiyorlardı. Kadına ne istediği soruldu.. Cevabı “Ben üç beş ne bulursam yemecik yapıp yeriz, biraz oduncuk alıverin”… Şiveden anladığınız üzere kadın Trakyalı. Şimdi söyleyin nerde bu kadın, nerde benim kızdığım adam.

    Müslüman dediğin tevekkül eder. Bu yıl için yardım gelmiş, çok şükür, seneye Allah kerim der…

    Bu karadenizlinin fırtınadan kaçmayıp Allah beni kurtarır diye boğulmasına benziyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
To prove you're a person (not a spam script), type the security word shown in the picture. Click on the picture to hear an audio file of the word.
Click to hear an audio file of the anti-spam word