Haluk Bilginer Varken Geceyarısı Expresi’ne Gerek Yok…

Gece yarısı malum bir uyuşturucu kaçakçısına yapılan sözde eziyetleri dile getiren ve neredeyse her koşulda ülke imajımızı yerle bir eden bir yapımdı. Düşünün uyuşturucu tiryakisi “Billy Hayes” adlı hergele uyuşturucu ile yakalanıyor ve sanki o masumda herkes suçlu imiş yargılanan da biz oluyoruz.

1970 yılında yakalanan adam hapse atılıyor ve daha sonra adeta elini kolunu sallayarak kaçmasına göz yumuluyor… Aslında bizimkiler elleriyle Amerikalılara teslim ediyorlar ya hadi neyse. Sonra adam bunları roman haline getiriyor ve Olive Stone ‘da işin üstüne atlayıp senaryo haline getiriyor. Filmde Türk rollerini ise Amerikalı Ermeniler oynuyor. Sonuçta Ermeni ve Rum Lobisinin eline büyük koz geçiyor ve ülkemde her sene önüne sürülen bu işin etkisini oylamalarda bertaraf edebilmek için Yahudi lobisine boyun eğmek zorunda kalıyor.

Uzun yıllardır bu film başımıza tam bir bela oldu ve hala bu filmi seyredenler biz Türkleri filmdekiler gibi sanıyor. Filmin Turizme maliyetinin on milyarlarca doları geçtiği ifade ediliyor.

Şimdi gelelim Haluk Bilginer’in konu ile ilgisine. Kendisi malum etkili sahne gücü ile bilinen entel bir şahıstır. Oyunculuğa Londra’da başlaması sebebi ile de Spooks dizisinde rol kapmıştır 1.5 yıl önce.bilmeyenler için belirtelim kendisi aynı zamanda İngiliz vatandaşıdır.

Bende o dönem bunu medyada okumuş vay be diyerek takdir etmiştim. Geçen gün TNT ‘de malum dizinin o bölümü yayınlanıyordu. Haluk Bilginer bir Türk mafya babası rolündeydi. Tamam bu normal çünkü bugün ülkemde hayatımız mafya durumunda. Anormal olan şuydu. Haluk Bilginer El Kaide bağlantılı bir mafyaydı ve 11 Eylül ‘ü tarif ederken “O gençlerin heyecanını düşünüyorum. O uçakların binalara girişini görmek zevkti ” filan gibi cümleler kurdu.

Tamam, sanatçı özgür olmalı. Amerikalı Billy Zane’de Kurtlar Vadisi Irakta oynadı ona bakarsanız. Ama bizden çok daha fazla özgür anlayışı olan ABD de bile eleştiriler oldu. Ki filmdekilerin bir çok açıdan gerçek olduğunu bir çok ABD li bile kabul ederken yapıldı eleştiriler.

Mafya babasına rolüne tamam, ingiliz ajana kur yapmak için vestiyerdeki kızın bir telefonla laf olsun (İngiliz Ajanla bağrış çağrış olayına girmiştir vestiyer kız) diye bir mazeretle ölüm emri verilmesine de tamam (vestiyer kız öldürülmez ama olsun), sonuçta psikopat bir mafya dan başka bir şey beklenmez.

Ancak alakasız bir şekilde 11 Eylül senaryosunun bizlere iliştirilmesine hayır. Bir de tabii malum sanatçımızın oynadığı bir Atatürk rolü var ki gerçekten görülmeye değer. Vaktiyle çifte vatandaş bir başbakanımız vardı. Sizin anlayacağımız, çifte vatandaş bir Atatürk rolü oynayan sanatçımızda var. Şimdi düşünüyorum da, Spooks, 24 dizisinde olanlar, Geceyarısı  Expresi vs vs…

Bu sanatçılar varken Geceyarısı Expresine, Oliver Stone ‘a ne gerek var.

3428 - (Toplam) 2 - (Bugün)

Yorum Yapın